Yönetemeyenler 3 – Düşünemeyenler

Bir yönetici düşünelim. Bu yöneticinin. İyi yönetebilmek için. Yönetemeyen olmamak için. Neye ihtiyacı var? İşin kişilik yanını. Şimdilik bir tarafa bırakırsak. Yani yöneticinin. Yönetici olma kişiliğine. Yönetici olma mizaç ve ahlakına. Sahip olduğunu varsayarsak. Bu durumda geriye. Yönetici olma yetenekleri. Beceri ve kaabiliyetleri kalıyor. Nedir bunlar?

Bunlar. Evet bunlar o kadar çok ki! Sormayın gitsin!

Uzmanların söylediklerine. Kitapların yazdıklarına. Hele ki. Danışman firmaların. Şişirilmiş  listelerine bakınca. Yüzlerce. Evet yanlış okumadınız. Yöneticilerle ilgili. Yüzlerce yetenek  olduğunu görüyoruz. Bir de bunlar tanımlanıyor. Yani bir sürü süslü sözcük. Sonrası. Alt dilimlere bölünüyor… Devamı da var. Ama. “Kötü mü oluyor?”  diye soralım. Ve fazla uzatmadan da. Şimdilik buna. “hayır kötü olmuyor. Ama…!” deyip geçelim… Ardından. Ölçüp biçmeler. Değerlendirmeler derken de. Bir bakıyorsun. Sanki. Yönetici deyince. Bir “süpermen” aranıyor! Böyle bir süpermen de olamayacağından. Her yönetici. Yönetemeyen olmaya mahkum ediliyor.

Halbuki. Konunun özüne bakılırsa. Asıl olan aranırsa. Pek de o kadar karmaşık  olmayabilir. Yüzlerce sözcük akıntısında boğulmamak da mümkün. Şöyle ki…

Yönetmek. İşin özünde. ” Sonuç almak ” tır. Yani. Yöneticiden beklenen. Temel unsur. Sonuca ilerlemesi. Ve sonuca ulaşmasıdır. Ayrıntılara bulaşmadan. Söyleyelim ki. Buradaki kritik sözcük “Sonuç” tur. Buna göre. Yöneticinin yaptığı iş de. Bu sonuçların tanımlanarak. Bu sonuçlara ulaşılmasını sağlamaktır. Ve yönetici bu uğraşı. Tabii ki tek başına değil. Başka insanlar üzerinden yapar. İşte hepsi bu! Böyle bakıldığında. Karşımıza. Yönetici ile ilgili. Üç temel yetenek çıkar: “Düşünmek + Yaptırtmak + Sonuçlandırmak“. Sakın ola kaygılanmayın! Bu hepsini. Bu her şeyi kapsar. Sözcüklerle dantel gibi işlenmiş. Yüzlerce yeteneğin. Her biri. Bu üç sınıf altında yer bulur. Hiç biri de açıkta kalmaz. İsterseniz bi deneyin!

“Düşünmek” ile başlayalım…

Tuhaf gelmesin. “Düşünmek” yöneticinin temel işidir. Bu işi yapabilmek için de. “Düşünme yeteneği” ne sahip olmak gerekir. Daha en başında. 1880 lerde. Bilimsel yönetim okulunun kurucusu Taylor da. Bu ayrımla yola çıkmıştır. Atölye ölçeğinde yaptığı çalışmalarda. Disiplin ve verimlilik sağlama amacıyla. Sorumlulukları iki ana gruba ayırmıştır. Düşünenler ve yapanlar olarak. Düşünenler yani yönetenler. Yapanlar yani çalışanlar olarak. Konunun kökündeki gerçek budur. Düşünme yeteneği olmayan yönetemez. Ve “düşünme” bir yetenektir! Aslında bugün. ‘Düşünme’ yi de dilimliyor uzmanlar. Neymiş! Analitik düşünme. Stratejik düşünme. Kavramsal düşünme. Duygusal düşünme… gibi gibi. Tamam doğru da! Ama geçin bunları. Öncelikle aslolan düşünme ‘dir. Yani deyim yerinde ise. Yöneticinin. “Kafası çalışmalı” dır. Ahlak sahibi bir yöneticiden sözettiğimize göre de. Kafası “iyiye” çalışmalı. Ve “iyi” çalışmalıdır. Mantık sahibi olmalı. Aklını kullanmalı. Vicdanı ile tartabilmelidir… Uzatmayalım.

Yönetici ne zaman düşünür? Her zaman düşünür! En basit deyimle. Asli sorumluluk olan. Sonuçları tanımlarken. Ve sonrasında. Gerçekleşmeleri. Sorgulayıp yorumlarken. Düşünebilmeli yönetici… Çevrede neler oluyor? Gelecekte bizi neler bekliyor? Olup bitenler bizi nasıl etkiler? Nasıl bir gelecek istiyoruz?.. O kadar çok soru var ki. Düşünülmesi gereken!

Düşünmek. Yöneticinin her işinin içinde. Her anında. Her adımında vardır. Yöneticinin. Küçük veya büyük. Aldığı her karar. Ve yaptığı her yönlendirme. Bir düşünceye dayanır. “Sonuç için eylem. Eylem için düşünce”. Basit formül bu! Emerson’un dediği gibi:” Her eylemin atası düşüncedir”… Çalışanları nasıl isteklendirebilirim? Aşı üretmeli miyiz? Hangi görevleri devretmeliyim? Maskeleri nasıl dağıtmalıyız? Mali sorumluluğu kim üstlenmeli? Yangınları söndürecek kapasitemiz var mı? Hangi yatırımlara öncelik vermeliyiz? Hangi göçmenleri kabul edebiliriz? Nasıl büyüyelim? Salgında hangi okullar açılabilir? Nasıl rekabet etmeliyiz? Seller önlenebilir mi?

İşte. Yöneticinin işi tam da bu nedenle görünmez. Görünmez çünkü yönetici düşünür. Ve düşünce görünmez! Biliniz ki. Bir yönetici. Ortalarda fazla görünüyor ise. Durmadan. Her an, her fırsatta, her konuda. Konuşuyor ise. Orada. Bir düşünce değil. En azından “iyi” bir düşünce değil! Bir gösteriş vardır. Yani şöyle veya böyle. Doldurulacak bir boşluk. Şurada veya burada. Saklanacak. Örtülecek. Gizlenecek bir kirlilik. Kaçılacak bir gerçek… Özetle bir “aldatma” vardır!

Bakın eski dönemlere. Bu dünyanın bu kadar bozulmadığı. Ekonomiye teslim olup. Paranın ve malın tutsağı olmadığı. O dönemlere bakın… Sitelerin. Yani antik Yunandaki kent devletlerinin. Ülkelerin. İmparatorlukların başında. Ya da baştakilerin yanıbaşında. Düşünenlerin. Filozofların yer aldığını görürsünüz. Mesela. MS. 161 – 180 yılları arasında. Roma imparatoru olan. Beş iyi imparatordan biri kabul edilen. Marcus Aurelius. En önemli stoacı filozoflardan biridir. Ve Büyük İskender. Adı doğu efsanelerinde yaşayan. MÖ. Üçyüzlerde. Yirmi yaşında kral olup. Dünyanın yarısını onüç yılda fethetmiş olan. Makedonya kralının hayatının her anında. Düşüncelerinin arkasında. Daha çocukluğundan başlıyarak. Filozof ve bilim insanı Aristoteles vardır.

O zamanlar. Daha yönetimin adı bile yok iken. Onlar biliyorlardı ki. Pascal’ in ifadesiyle. “Bir adamın büyüklüğü, düşüncelerinin gücünde yatar.” Gücün asli kaynağı düşüncelerdir. Onlar biliyorlardı ki. Her tür imkan. Ve her tür yetenek. Her ne olursa olsun! Her şey. Ne kadar çok olursa olsun! Eğer ki yönetici. Düşünmesini bilmiyorsa yönetemez. Sonuca ulaşamaz. İşin özü budur!

Yönetemeyenler düşünemeyenlerdir.

Devamı gelecek >>

Önceki yazı : Yönetemeyenler 2 – İttifak

İzleyen Yazı : Yönetemeyenler 4 –

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s