Sinek 5 – Trajik bir durum

Sinekler de iletişim kuruyorlardır. Ama kavramları yok. Sineklerin. Savaşma niyetine sahip olduklarını da sanmıyorum. Sinekler savaş yaparlar mı acaba? Birbirlerini kovaladıklarını farkediyorum. Ama galiba savaşmıyorlar. Sinekler ticaret de yapmıyorlar. Sineklerin markaları da yok.. Bunların hepsi. Ama hepsi. Biz insanların marifeti! Sinekler. Silahlanmıyorlardır da… Silahlanmadıkları için de…

Okumaya devam et

Sinek 4 : Sineklerin cehaleti

İnsan denilen canlı. Öyle şeyler yapıyor ki! Konuyu neresinden tutacaksınız! Garip bir sinek. Dünyanın bu kadar sahtekar olduğunu. Nereden bilebilir?.. Bilemez! Daha da bilemediği çok şeyler var! İnsan hayatı ile ilgili… İyi ki de bilmiyor. Yani bazan. Öyle anlar oluyor ki.. İnsanın sinek olacağı geliyor… Erasmüs boşuna dememiş. “ignorantia est blis..” diye…

Okumaya devam et

Sinek 3 : Sineklerin düellosu

 

Sinekler bunu yapmaz! Ama beyler yaparlar! O beyler diyorlar ki. İnsancıklar üretsin. Tüketsin. Sonra. Yine üretsin. Yine tüketsin. Başka da birşey yapmasın. Ama bu bile yetmiyor onlara. Yetmeyince de. Gözlerini. İnsan uykusuna dikiyorlar. Bazı “kulbeycik” ler de başlıyorlar. Bunu araştırmaya. “ İnsan uyumadan nasıl yaşar?” diye. Uyumasınlar da. Hem üretsinler. Hem de tüketsinler diye….

Okumaya devam et

Sinek 2 : Alkolik sinekler, Uykusuz Serçeler

Düşünce su gibi aktı. Önceleri sineklerden sözederken. Kendimden bahis eder oldum. Şimdi. Tekrar sineklere dönersek. Düşünüyorum da.. Kimbilir! Belki sinekler de. Benim olduğumu sandığım gibi. Kararlıdırlar. Bu kadar ısrar ettiklerine göre!.. Sineği kovarsınız. Döner durur. Gelir. Ve tam da aynı yere konarlar. Sanki bir radarları var! Aynı yere konarlar…

Okumaya devam et

Konser 2 : Tabiatın notası yok!

Benim takıldığım şu!… Sen bırak. Tabiatın sabah konserini! Görme. Tabiatın nasıl bir ahenk ile uyandığını. Böylesi bir ahengin içinde iken… Sen. Adam! Tuhaf görünümlü adam! Tüm bu seslere gözünü kulağını kapa. Tak kafana bir alet. Yürü yollarda. Olacak iş mi? Hayır! Olmayacak iş!

Okumaya devam et

Konser 1 : Kulaklıklı Adam

 

Uzaktan gördüm onu. Adam. Bir adam. Kıyıda yürüyüşe çıkmış. Yürüyor. Bu iyi. Hareket iyidir. Hele ki tabiatın kucağında olursa… Yaşı ortaları geçmiş ama. Adama. Yaşlı denemez.. Bu görünüyor. Fakat. Şortuna bakınca. Üstündeki tişorta. Yaşı ortaların çok altında. Çok çok! Hele ki. Bir de. Ayağındakilere. Eskitilmiş çoraplara. Sandaletimsi ayakkabılara. Başındaki. Eğreti takılmış şapkaya bakınca …. Sanırsın çocuk! Delikanlılığa yeni geçen… Olur mu olur! Adam dört mevsimi bir arada yaşamak istiyor. Yaşar mı yaşar! Kime ne!.. Zaten. Ben de bunlara takılmadım. Benim esas dikkatimi çeken…

Okumaya devam et