Hocam 2 – Yedi Kelime

Hocamı anmışken. Devam edeyim….

Hocam. Sadece önemli durumlarda. Mesaj verirdi. Onu da. Şöyle bir dokundururdu. Fazlaca vurgulamaz. Abartmaz. Gösterişe kaçmaz. Sadece ve sadece. Bir kaç kelime ile. Söylerdi… Sanırdınız ki. Sıradan bir şey söylerdi. Asla değil! O sohbette. Orada. Bir mesaj olurdu. Hocayı tanıyorsanız eğer. Bunu hissederdiniz. Sohbetin arasındaki. Mesajı. Bulup çıkarmanız gerekirdi… Mesela,

Okumaya devam et

Hasan ile Vakur 5 – Mestan

Hasan biraz  nefeslenip sürdürdü sözlerini. ‘Sahip olmak. Bunu kavradın. Ama. “olmak“. Bu nedir diye düşünüyorsun galiba? “Olmak”. Özetin özeti olarak. İnsanın kendisini inşa etmesi demektir. Bu hayatta her insan. Kendi insanlığını inşa eder. Ve bu inşaat hiçbir zaman bitmez. Çünkü. Ömür buna yetmez. Bu inşaatın. Bu tasarımın malzemeleri nedir dersen. …

Okumaya devam et

Hasan ile Vakur 4 – Ceviz

Tamam Hasan amca. “Sahip olmak ya da olmak”. Tüm mesele bu!..Sahip olmayı anlıyorum. Ama. Olmak! Bu nedir? …“İyi soru evlat. Herkes. Senin gibi. Sahip olmayı. Çok iyi anlıyor. Çok iyi biliyor. Çünkü. Herkesin hayatı bunun üzerinden yürüyor. Sonuç olarak. Herkes sahip olmak istiyor. Bir servete. Bir eve. Bir toprağa. Bir arabaya. Eşyalara. Bir makama. Bir ünvana. Bir koltuğa…. Bilgilere. İlişkilere. Nasıl diyorsunuz?“Network” e… Bugün bana. “Hayat nasıl bir şeydir’ diye soracak olsan.. Cevabım çok açık olur…

Okumaya devam et

Hasan ve Vakur 3 – Krita Yuga

Mahallelinin “Hasan Amca” sı. Onu. Yediden yetmişe herkes. Böyle bilir. Hasan amca. Sahici bir adamdır. Neyse odur. Biraz da farklıdır. Mesela. Böylesine koyu bir salgın döneminde. Kaderiyle baş başa bırakıldığı. Bu günlerde. Görmüş geçirmiş. Bir esnaf olarak. Dükkanın kapısında. Birisi. Bir müşteri gölgesi. Belirecek olsa. İlk düşündüğü şey. Ne olurdu dersiniz?

Okumaya devam et

H & V 1 – Tıssss

Size Maria ile Marquez’ in masalını anlatmayı tercih ederdim… Napolyon ile Josephine’in. Kahlo ile Rivera’nın aşklarını anlatmak isterdim sizlere… Belki de. John Lennon ile Yoko Ono’ nunkini… Ama yok işte! Olamıyor! Bizler. Birilerinin. Ballandıra ballandıra anlatıp durduğu gibi.. Alice’in harikalar diyarında değiliz!.. Bu. Hasan ile Vakur’un bir hikayesi olacak.. Bizden. Bu topraklardan bir öykü… “Yok artık!” diyerek hayretlere düşülmesi gereken. Ama. Öte yandan. Hiç de hayrete düşülmeyen bir öykü… Bu, Hasan amca ile genç Vakur’ un öyküsü. “Hasta” ile “Vaka” nın!

Okumaya devam et

Çırpınış

 

 

Ekerbiçer babama sordu. Beni göstererek. “Bu oğlan senin mi?” “Evet , benim büyük numara “ dedi babam. Büyük numara dediği de. Daha altı yaşındaki ben… Arnavutköyde. Sahildeyiz. O zamanlar. Daha çay bahçesi. Daha bir iki çay masası bile yok sahilde! Sahilde sadece sahil var…. Ekerbiçer. Ki o. Türkiye liglerinin. Gelmiş geçmiş en uzun boylu futbolcusu idi. Babamın arkadaşı. Benim de  Mehmet amcam. Kolumdan tuttuğu gibi. Beni denize fırlattı. Havada uçtuğumu hatırlarım…

Okumaya devam et

Kesekağıdı

Dayım. Çalıştığı. “Herşey” masasından kalkar. Kitaplarını toplamaya başlar. Evet! ‘Herşey’ masası! Bu masa. Dayımın çalıştığı masa. Ama. Yemek de o masada yenir. Yufka da orada açılır. Sarma’lar orada sarılır. Bamya orada ayıklanır. Dersler orada çalışılır. Küçük tamiratlar onun üzerinde yapılır. Mektup orada yazılır. Kömürlü ütü. Onun üzerinde ütü yapar. Sert ince sabun parçası. Onun üzerinde. Kumaşları çizer.. Herşey masası O! Herşey o masada yapılır!….

Okumaya devam et

Eureka!

Karnınız aç. Cebiniz boş. Yolda yürürken. Bir torba domates tohumu buluyorsunuz. Sevinçten havalara uçuyorsunuz. Kaderim değişti. Artık karnım doyacak diyorsunuz. Yakınlarınıza haber veriyor. Açlık bitti! diye haykırıyorsunuz…!” Sonra. Tohumları torbadan çıkarıp. Bir betonun üstüne serpiyorsunuz. Ve domateslerin olmasını beklemeye başlıyorsunuz. Bekleyin bakalım. Domatesler ne zaman olacak! Olacak mı?

Okumaya devam et

Sürükleniş

 

 

Şimdi ağustos ayındayız. Mesela. Birisi çıksa. Ve dese ki: “Eylülde, ekimde ne olacağını bilemeyiz. Duruma bakıp ona göre karar vereceğiz…. “ Bunun adı. “Sürüklenme” dir. Konu ne olursa olsun. Hiç farketmez. Eğer ki bir konu. Bu sözcükler ile ifade ediliyor ise. Bunun adı. Tek sözcük ile. “Sürüklenme” dir! Örnekleri çok. İnceleyin. Dünyadaki. Salgına bakın! Eğitime bakın! Ekonomiye bakın! Siyasete bakın. İş hayatına bakın… Hadi bırakın. Tüm bu dünya hallerini de. Kendinize bakın!.. İşte örnek.

Okumaya devam et

Pandemi 4 – Anahtar

Dünya mutsuz. Bunu anlamak için. Virüs’e gerek yoktu. Ama şimdi. Bir de Corona Virüs’ümüz var! Ve bu virüs. Biraz daha fazla mutsuz yaptı insanları. Ve insanlığı… Ancak. Biraz farklı düşünmeye cesaret edersek. Bu virüs belki de. Tek tek insanlar için olmasa bile. Ama. “İnsanlık” için. Mutlu olmanın yolunu açabilir. Mutluluğun anahtarını. Veriyor olabilir. Kimbilir!

Okumaya devam et