Sinek 5 – Trajik bir durum

Sinekler de iletişim kuruyorlardır. Ama kavramları yok. Sineklerin. Savaşma niyetine sahip olduklarını da sanmıyorum. Sinekler savaş yaparlar mı acaba? Birbirlerini kovaladıklarını farkediyorum. Ama galiba savaşmıyorlar. Sinekler ticaret de yapmıyorlar. Sineklerin markaları da yok.. Bunların hepsi. Ama hepsi. Biz insanların marifeti! Sinekler. Silahlanmıyorlardır da… Silahlanmadıkları için de…

Okumaya devam et

Sinek 4 : Sineklerin cehaleti

İnsan denilen canlı. Öyle şeyler yapıyor ki! Konuyu neresinden tutacaksınız! Garip bir sinek. Dünyanın bu kadar sahtekar olduğunu. Nereden bilebilir?.. Bilemez! Daha da bilemediği çok şeyler var! İnsan hayatı ile ilgili… İyi ki de bilmiyor. Yani bazan. Öyle anlar oluyor ki.. İnsanın sinek olacağı geliyor… Erasmüs boşuna dememiş. “ignorantia est blis..” diye…

Okumaya devam et

İmamın Hutbesi 5: Kelebek

Hint özdeyişi öyle demiş: “Ölecek karga, kırılacak dala konar”.

Kargalar dallarda. Bir avuç karga. Hepsi aynı ağacın üstünde. Dallar çürük mü ne! Ağaç da. Çürümüş mü artık?  Ya kargalar. Uçacaklar mı? Düşecekler mi?.. Boş sorular bunlar! Neden soruyorum ki? Bir “son“. Her zaman vardır. Gün gelir. Başlayan her şey biter. Eğer son göründü ise. Esas soru. Başkadır…

Okumaya devam et

İmamın Hutbesi 4 : U-topya

 

 

Önce sanıldı ki “O” bir ütopya… Ama değil! Şimdiden söyleyeyim. Değil! Uzunca süredir. “Hava kurşun gibi ağır” dı. Kara kargalar uçuşup uçuşup. Birer birer dallarda yer tutmuşlardı. Bir anlamda istila… Sonra. Hiç de beklenmiyorken. Ama hiç mi hiç! Kara çimenlerin arasından. Bir “lotus” çiçeği. Kirli dünyanın karanlığından kurtulup. Huzura dönüşü tanımlayan o sembol çiçek… Açmaz mı!

Okumaya devam et

O Kız 1 – Göz Bağı

Ne zamandır ortalarda görünmüyor. Merak ettim onu. Güzel bir kızdır. Güçlüdür. Cesurdur. Onu çok severim. Ama. Herkesin ondan pek hoşlandığını da söyleyemem. Seveninden fazla sevmeyeni vardır. Bir yandan da. Onu ayartmaktan geri kalmazlar. Güzel olması bir yana. Bir o kadar da tuhaftır. Diğerlerine benzemez. Değişiktir. Tam da bu sebeple. Severim onu. Hem de çok severim. Tanrının bildiğini neden kuldan saklayayım ki! Ne zaman yolum kesişse. Peşine takılırım hemen. O beni farkeder mi? Bilemiyorum. Ama. Ben onu izlerim. Yolunu gözlerim…

Okumaya devam et

İmam’ın Hutbesi 2 – Alınteri

 

Evet! Olmak yetmiyor. Arkası gelmeliydi… Bu topraklar. Olmuş. Olgun insanları da gördü. Yalansız. Baskısız. Kavgasız. Günler de gördü. Ama. Olgunluğun tıkandığı. Olmuşluğun yetersiz kaldığı. Olmuşluğun şeytanlıklarla başedemediği anları da gördü… Yıllar sonra. İzlediğim o insan. İşte o! “Olmak” ta çakılıp kalmadı gibi hissettim. İkinci üçgeni de. İlkine iliştiriverdi sanki. İkinci üçgen nedir derseniz…

Okumaya devam et