Sinek 1 : Sinekleri sever misiniz?

Girmiş. İçerideydi. Sonradan farkettim. Ön taraftaki koltukların bulunduğu yerden mi geldi? Yoksa arka girişten. Yiyeceklerin kokusunun yayıldığı. Kapıdan mı girdi? Bilemiyorum. Gerçi. Onun nereden gireceği ile ilgili bir sorunu yok. Çünkü..

>> Okumaya devam ediniz

O Bilet kullanmıyor. Sıraya girmesi de gerekmiyor. Güvenlikten filan da geçmez o. ÇÜŞ lerden. Yani VİP lerden bile daha rahattır… Koltuk derdi yok. Cam kenarı mı? Koridor mu? Önde mi, arkada mı? Hiç te önemli değil onun için….

Pasaporta da ihtiyaç duymuyor. Yok yeşildi. Kırmızıydı.. Hiç te derdi değil onun. ÇÜŞ lerden. Çok Ünlü Şahıs deniyor ya! Yani VİP lerden bile daha rahattır. Hatta. VİP ler onu kıskanıyordur bence. İstediği yerden girip. İstediği yere konuveriyor. ÇÜŞ olmanın bile bir disiplini var. İmtiyazlı olsalar da.. Gerçi bazı ÇÜŞ ‘ ler herşeyi yapabilirim sanırlar ama.. Yine de. Onun kadar rahat hareket edemezler… Şimdi tüm bunlar aklıma geliverince. Ne dertler açmışız şu insan başımıza diye. Hayıflanmıyor değilim!

O kim derseniz! Süzüle süzüle geldi. Yukarıdan. Bir yerlerden indi diyelim. Ve tam önümdeki koltukta oturanın. Başının çevresinde dönmeye başladı. Adam. Elindeki gazete ile. Havada zigzaglar çizen. Tuhaf hareketler yaparak. Savuşturmaya çalıştı. Doğal tepki bu işte! Sineğe tepki. Bir sinek. Her yere girip çıkma rahatlığında olsa da. Önemli bir eksiği vardır. Sevilme ihtiyacı! Kimin yok ki? Kimse bir sineği sevmeye teşebbüs etmez. Ondan kurtulmaya çalışır… Bir kuşu sevebilir. Bir kelebeği. Sevemese de. İyi duygularla. Sevgiyle bakar kelebeğe. Ama. Konu sinek olunca. Sevmek aklının ucundan bile geçmez. İnsanın bir önyargısı işte. Halbuki. Belki de. Bir sinek insan teni üstüne konunca. Sevgiye yakın bir duygu ile yaklaşmış olamaz mı? “Hayır. Olamaz!” diyen düşünceleri duyar gibiyim. Bu da. İşte başka bir insan önyargısı. Öyle bir hayat kurmuşuz ki! Baştan aşağı ön yargılarla yıkanmışız. Sineklerde böyle bir ön yargı da yok! Saf onlar. Düz. Bir kutup tilkisi gibi kamuflaj yapmaz. Bir tuzlu su timsahı gibi. Pusu kurmaz. Ne ise odur. Bu sebeple de. Kızamam sineklere.

Haliyle sinek salına salına uzaklaştı. Ama sinekler cahilce inatçıdırlar. Bu sıfat onlara pek uymasa da. Bizler bu sıfatı daha çok. Keçiler için kullanıyor olsak da. Sinekler inatçıdırlar. Ben çocuk iken. Annem bana, “…keçi gibi inatçısın..” derdi. Önceleri anlayamazdım. Ama biraz daha büyüyüp. Bir kaç kelime öğrenip de. Ukalalaşınca. Bir cevap buldum. “..hayır anneciğim. İnatçı değil. Ben kararlı’yım..” dedim. Annem de, “..hadi öyle olsun..” deyip. Konuyu kapatırdı. Aslında kapatmazdı. Bilirdim ki. Annem için, “Öyle olsun” demek. Benim yargımı. Kabul etmek ile. Kabul etmemek. Arasında bir noktaya yerleştirmekti. Bu bir anlamda. “ Hadi kendini aramaya devam et..” anlamına gelirdi. Güzel anneciğim. Böyleydi. Nasihatlarla. Beni hiç mi hiç formatlamadı.. Beni hep arafta bıraktı. Düşünebilmem için. Ama söyleyeceğini de söylerdi. Kendi tarzında… Sineklerden başlayıp da nerelere geldik. Düşünce böyle bir şeydir. Serbest bırakırsan. Su gibi akar. Yolunu bulur. Barajlar kurup. Engellersen de. O yine bir yolunu bulup gider. Ama. Seni hapseder.…

Devamı gelecek >>

Gelecek Yazı : Sinek 2 :

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s