Konser 1 : Kulaklıklı Adam

 

Uzaktan gördüm onu. Adam. Bir adam. Kıyıda yürüyüşe çıkmış. Yürüyor. Bu iyi. Hareket iyidir. Hele ki tabiatın kucağında olursa… Yaşı ortaları geçmiş ama. Adama. Yaşlı denemez.. Bu görünüyor. Fakat. Şortuna bakınca. Üstündeki tişorta. Yaşı ortaların çok altında. Çok çok! Hele ki. Bir de. Ayağındakilere. Eskitilmiş çoraplara. Sandaletimsi ayakkabılara. Başındaki. Eğreti takılmış şapkaya bakınca …. Sanırsın çocuk! Delikanlılığa yeni geçen… Olur mu olur! Adam dört mevsimi bir arada yaşamak istiyor. Yaşar mı yaşar! Kime ne!.. Zaten. Ben de bunlara takılmadım. Benim esas dikkatimi çeken…

Okumaya devam ediniz >>

Ama. Şunu düşünmeden de geçemedim. İnsan dediğin şey. O da bir tabiat canlısı. Tabiatın kuralları altında yaşar. Ve tabiatın kuralları. İnanıyorum ki. Sosyal hayatta da etkilidir. Tabiat ne der? “Her şey mevsiminde“. Sarı papatyalar şubatta açmaz! Ne denir: “Ayva çiçek açmış. Yaz mı gelecek?” Yani her şeyin bir zamanı var! Her şey mevsiminde! Bir de. Ben ekleyeyim: “Her şey ikliminde”. Yani her şeyin de bir yeri var! O zaman. Bu adam gibileri. Yeni kuşaklara. Neden takılıp dururlar? “Şu gençler de; Şöyledir böyledir” diye. “Şu yeni kuşak da. Ne tuhaf ! Ne konuşmaları konuşma. Ne giyinmeleri giyinme!… ” diye söylenip dururlar!..

Her neyse! Geçelim. Konu başka… Benim esas dikkatimi çeken. Başına taktığı o büyük kulaklık oldu. Herhalde müzik dinlemek için. Başka ne olabilir ki! Ha evet. Şu da olabilir. Sokakta. Otobüste. Metroda.. Yani insan kalabalıklarının bulunduğu yerlerde. İki kişi bile olsa. Bağıra çağıra. Gevezelik yapılan. Saçma sapan. Ama çok da ciddi imiş gibi. Sürdürülen boş sohbetlerin. Olduğu yerlerde de. Böyle bir kulaklık takabilirsiniz. Ama. O adam. Öyle bir yerde değil! Sakin bir yerde… En iyimser tahminle de. Olsa olsa müzik dinliyordur. Hangi müziği dinlediğini tahmin bile edemiyorum tabii ki. Acaba. Yesari Asım Arsoy bestesi. “Bir bahar akşamı rastladım size..” yi mi? Yoksa. Dvorjak’ ın “Slav dansları” nı mı?…. Belki de “Müslüm” ü dinliyordur! İşte bunu bilemeyiz. Ama kılık kıyafet tercihlerine. Ve bir de. Anlaşıldığı kadarıyla. Aslına özüne bakınca. Herşeyi dinliyor olabilir… Ortada bir tür gösteriş var ama. Bu nasıl bir gösteriştir. Anlaşılamıyor. Düşününce. Ne dinlediğinin gösterişini yapıyor olamaz. Sadece kendisi duyuyor çünkü. Ama. Eğer eline. 70 model. Büyükçe bir transistörlü radyo almış olsaydı. Sesini de bangır bangır açsaydı. Dinlediğinin gösterişini yapabilirdi. Trafikte turlayan “Diskoto” larda olduğu gibi. Bunu yapmamış. Görüntüyü eskitmemek için herhalde. Kulaklığı tercih etmiş. Fakat. Gerçekten benim takıldığım bunlar da değil. Takıldığım ne mi? Onu anlatayım bakın.

Bu adam. Yürüyor. Burası bir sahil. Güzel bir kumsal. Sabahın erken saatleri. Etrafta kimseler yok. Hafif bir meltem esiyor. Dalgacıklar. Şırıl şırıl kumsalı okşuyor. Sakince. Kumla. Çakılla kucaklaşıp İnce bir ses veriyor doğaya. Dalgacık gidiyor geliyor. Ritmik… O küçük limanın içindeki ahşap kayıklar. Dalganın üstünde salınıyorlar. Şlap.. şlap.. şlap… Hafif bir alkış gibi sesler çıkararak. Limanda. Küçük. Zarif yelkenliler var. İpleri titriyor rüzgarda. Islık mı desem. Yoksa bir keman tınısı mı. İnce. Derin. Hiçbir nota ile tanımlanmayacak sesler çıkarıyorlar. Hayli yıpranmış dalgakıranın. Uç tarafındaki bayrağın. Direği üstüne bir martı konmuş. Günü karşılıyor sevinçle. Neşeli neşeli. ince çığlıklar haykırarak… Sahilin arkasındaki çimenlikte. Oradaki tek ağaç. Yalnız ağaç. Bir dalının üzerinde. Güvercinler kanat çırpıyor. Kanat sesleri rüzgarla denize doğru uzaklaşıyor. Çimenliğin ardındaki. Kaya ve taş aralıklarından. Şırıl bir su sesi. Karışıyor rüzgara. Küçük serçeler. Oynaşıyorlar su damlalarının arasında. Cıvıldıyarak…

O kadar uyumlu bir müzik var ki. Uyanan tabiatta. Sanırsınız. Bir sabah vakti orkestrası çalıyor. Tabiatın bestesini. Hiç bir müzik aletinin çıkaramayacağı notalarla. O notalardan doğan seslerle. Sanki bir kompozisyon var. Ve sanki bir orkestra şefi yönetiyor.. Tabiat uyanıyor. Bir sabah konseriyle…

Eyy adam! Yürüyen adam! Farkında mısın?.. Tabiat uyanıyor. Sen uyuyor musun?

Devamı gelecek

>> İzleyen yazı : Konser 2 – 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s