Ortak Akıl 4 – Meşveret Meclisi

Mesela. Kavramsal bir formül kurarsak. “OA = Ortak + Akıl” dersek. Ortak ve akıl! Topu topu iki sözcük. Bununla kavga ediyorlar.. Birileri bunu kullanmayı sürdürünce de. Büsbütün hırslanıyorlar.. Bunu bir inat sanıp. Ben de inatçıyımdır! deyip .. Kavgaya dalıyorlar. Bunu yapan da. “Düşünür”ler!…Doğrudan kavga etmese de. Bu kavrama takılan. Bu kavram hakkında. Atıp tutmayı seven. Bir düşünür de… Kim dersiniz!

Okumaya devam et

İki Gemi

Aynı gemide miyiz?

İki gemi var. İstanbuldan yola çıkan.

Birisi Bandırma vapuru. 19 mayıs 1919 … Samsuna giden. Karadenizde.

Diğeri ingilizlerin Malaya zırhlısı. 21 kasım 1922… Malta ya giden. Akdenizde.

İkisinde birden olamayız!….

Ama isteyenler. Bazıları. Tabii ki. Gemiler yolda iken.

Denize atlayıp yüzebilirler. Gemi değiştirmek için…Atladılar da..

Ya Karadenize atlayıp…. Akdenizde. Maltaya doğru yüzmek….

Ya da Akdenize atlayıp….. Karadenizde. Samsuna doğru yüzmek…

Herkesle, Aynı gemide olabilir miyiz?.

Olabiliriz.

Ama. Aynı anda. İki gemide birden.

Olamayız!

Ya Bandırma’da. Bazılarımız.

Ya da. Malaya’da. Bazı diğerleri.

Kimileri de.

Dalgaların arasında…

İkinci Dalga 2 – Picasso’nun kuşu

Dönelim şu alt üst oluşa. “Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak”. Bunu Söyleyenler. Herhalde farkında değillerdir sanırım. Az biraz düşünseler. Anlayacaklardır. Bu söylemin. Yeni olan hiç bir yanının bulunmadığını. Bunun. En eski gerçeklerden biri olduğunu!.. Evet! Çok eskilerden beri. Biliyoruz zaten! Hiçbirşey. Hiçbir zaman. Eskisi gibi olamaz! Ne zaman oldu ki? Tarihe bir bak! Bırak tarihi. Son bir yılına bak! Hadi onu da bırak! Son bir gününe bak! Görmüyor musun! Her şey değişiyor. Hiç bir şey. Biraz önceki gibi olmuyor…

Okumaya devam et

Ortak Akıl 3 – Gevmek

 

Başlık yanlış yazılmadı! O. “Geviş getirme” nin fiili. Gevmek işine geviş denir…

Dedim ya! Einstein‘ın E=mc2 formülü. Karınca işine benzer. Nitelemek gerekirse. Arkasında. Emek ve çaba vardır. İçinde somutluk. Ucunda sonuç vardır. Özetle de sayısaldır. Kavramsal ifadelere gelince. Mesela. “OA=Ortak+Akıl“. Ağustosböceklerinin işi gibidir sanki. Cır cır öter dururlar ya. Daldan dala konarlar. Ne derler bilinmez. Yani. İçerik soyuttur. Bir şey üretmez. Ve de sonuçsuz. Sadece cır ve cır ve cır.. Sadece gevmek!

Okumaya devam et

İkinci Dalga 1 – VUCA

 

Şimdi de. Bu çıktı karşımıza. Bu da başka bir salgın! Kulaktan ağıza. Ağızdan kulağa. Dolanan. Beyine pek uğramayan. İkinci dalga bir salgın. Hızlı yayılıyor. Tedavisi de zor! Aşısı bulunur mu. Bulunmaz mı bilemem. İlacı zaten yok. Gözle görülemeyen.. Elle Tutulamayan. Bir hastalık bu! “YN” salgını bu! Deniyor ki. “Hiçbirşey eskisi gibi olmayacak!” Az buz bir ifade değil bu. Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak ise. “Her şey alt üst olacak”. Gibisinden bir deyiş bu!

Okumaya devam et

Matematik 3 – Eşekler

 

Şimdi. O Red Kit’ i bir kenara koyun. Ama atmayın. Sonra yine okursunuz. İhtiyacınız olacak. Rahatlamak için… Biz de “nokta”ya dönelim. Aslında her şey nokta ile başlar. Nokta, doğru olur. Doğru, kare olur. Kare, küb olur… Nokta, eğri olur. Eğri, daire olur. Daire, küre olur. Böyle gider. Her şey nokta ile başlar. Tek bir nokta ile… Zaten. Dünya dediğin şey de. Evrende bir noktadan başka nedir ki?

Okumaya devam et

Salgın 4 – Duvardaki Silah

Benim gördüğüm. Hangi salgındı? O ne zamandı?

“16 nisan sabahı. Doktor Bernard Rieux muayenehanesinden çıkar. Ve sahanlığın ortasında ölü bir fare ile karşılaşır… O anda fazla önemsemeden. Hayvanı ayağıyla iter. Ve merdivenleri iner. Ancak sokağa geldiğinde…..”

Okumaya devam et

Salgın 3 – Vaka

 

Salgın nedir bilirim! Bir salgın nasıl başlar. Nasıl ilerler. Ve nasıl terkeder. Bilirim. Bir salgın olduğunda. İnsanlar nasıl davranır. Korkar mı? Kaçar mı? Saklanır mı? Nasıldır bilirim! Benim bildiğim salgın zamanında. Salgın, “seyirlik” bir şey değildi! Salgın görülmez. Salgın seyredilmez. Salgın. Konuşulup durulmazdı. Sadece yaşanırdı.. Olup biten. Bir salgın bile olsa. Yaşanırdı…Bu ne zamanlardı?

Okumaya devam et

Ortak Akıl 2 – Ağustos Böcekleri

 

Sizlere garip gelebilir. Ama. Ben “ortak akıl” gibi. Olur olmaz kullanıla duran kavramlarla karşılaştığımda. Aklıma “ağustos böcekleri” gelir. “Değişmeyen tek şey değişimdir” ifadesi de böyle bir şeydir. “ Farklılıklar zenginliktir” deyişi de öyledir bence. Son zamanlarda da. Yeniden ortaya dökülen. “trajikomik” var. Daha da bir sürü böyle basmakalıp var. Düşünülmeden. Güzel söz edebilmek için kullanılan… Ayrıca. Birisi çıkıp da. Söze. “Bugünkü küreselleşme sürecinde…” diye başlarsa. “İşte yine…” diye mırıldanırım. Ve içimi bir bunaltı basarken de. Gözümün önünde. Ağustos böcekleri uçuşurlar….

Okumaya devam et

Matematik 2 – Kartezyen

Red kit okuyun dedim ama. Bu bir süreliğine. Zihninizi ve ruhunuzu. Matematiğe hazırlamak içindi. Şimdi bırakın bir kenara “Yalnız Kovboy” Red Kit’ i. Ve devam edelim… Ekranlara dönelim. Şu ana kadar ki. Bu kadar çok açıklama. Sadece o iki “doğru”, iki “çizgi” içindi. Yani. Doğruların ardındaki. O görünmeyen. Ama doğruları var eden. Bilgiler içindi… Aslında bunların da isimleri var ama. Bu doğrulardan söz ederken. “Kartezyen” doğrular. “Eksenler” bile diyemiyorum. Ne olur. Ne olmaz!.. Kartezyenden. Descartes’e. Descartes den felsefe dünyasına.. Derken. İşler karışacak. En iyisi burada durmak. Ancak….

Okumaya devam et