Yönetici Sonuçlara Karşı

 

2Untitled

 

Yöneticinin işi gerçekten de bir muammadır. Yani gizemli.

Bir iş olarak yöneticilik yapılıp yapılmadığını kavramak hiç de kolay değildir. İster bir şirketi yönetsin, ister bir devleti, isterse de köşebaşındaki bakkalı. Neyi yönetirse yönetsin. Bilinen tek şey var: yöneticinin yönetip yönetmediği sonuçlarda belli olur. Bunun başkaca bir yolu görünmüyor. Başlanması gereken nokta burasıdır. Yani bir yönetici, eğer uzunca bir süre sonunda hala sonuç alamıyorsa, beklenen sonuçlarla ilgili iyiye doğru bir gidiş yok ise, bunun anlamı iyi yönetemediğidir. Ya da yöneticilik işini yapamadığı. Zaten, herkes de yönetici olamaz ki!

Okumaya devam et

Alelade Şeyler 2 – Pasta

 

duvar

 

Ne zaman bir pastanenin önünden geçsem, başımı hafifçe vitrine doğru çevirir, yan gözle bakarım. Acaba kırık mı diye. Vitrin camı çatlamış mı? Cam kırıntıları pastaların, kurabiyelerin üzerine dökülmüş mü? Pasta kremaları ezilip yerlere yapışmış mı? Aklımdan bu sorular geçer. Ve bir resim belirir gözümün önünde. Kırık tahta parçaları. Yırtılmış perdeler, bezler. Ters dönmüş çikolata kutuları. Üzerine basılmış. Ezilmiş. Yerde yan yatmış bir tartı. Ters dönmüş bir kasa. Her yana saçılmış bozuk paralar.

Bu neyin resmi?

Okumaya devam et

Homo Stultus

 

stultus

 

Samanyolundan her zaman ziyaretçi gelmez. Uzaylı bizim misafirimiz. Onu iyi ağırlamalıyız. Ama biraz şaşkın gibi. Düşünceli. Boş boş bakıyor. Derinden ve anlamsız. Sanki tüm evrenin yükü aklına yüklenmiş. Evrenin nerelerinden geçmiş, neler görmüştür kimbilir! Evrenin hangi sırlarına sahiptir acaba? Bizlerin bilmediği. Tuhaf ama, yine de dünyanın haline biraz şaşırmış gibi. Dalıp dalıp gidiyor…

Okumaya devam et

Kulübün Pusulası

psl2

 

Bir an için yönetim kurulu olmasın. Seçilmesin. Ama kulüpte herkes yerli yerinde kalsın. Ne olur? Kulüpte işler durur mu? Aslında durmaz. Herkes çalışmaya devam eder. Hatta, belki herkes daha da çok çalışır. Canını dişine takar. Ama! Evet, ama tüm enerji sağa sola saçılır. Yöneticiler ve insanlar, neyi neden yaptıklarını bilmeden oradan oraya koşuşturup dururlar. Aslında, kendi işlerini çok doğru yapıyor da olabilirler. Verimli ve üretken bir çalışma yani. Ama acaba, doğru işi mi yapıyorlardır? Doğru zamanda mı yapıyorlardır? Yaptıkları işler, diğerlerine bir fayda sağlıyor mudur?

Okumaya devam et

Büyük Akıntı 6 – Deniz

tekne

 

 

Aynalara ilk girdiğim günü hatırlıyorum. Birkaç arkadaş, akıntıburnunun ilerilerinden, yukarısından denize atlamıştık. Kıyıya yakın olarak, akıntının sürüklemesiyle birlikte yüzüyorduk. Önümüzde aynalar oluşmuştu. Bizi kucaklayan suyun itişleriyle aynaların bulunduğu yere doğru yaklaşıyorduk. Aynalardan sıyrılmak da mümkündü. Bir kaç kulaç atmak yetecekti. Ama hep de bu kadar kolaydır sanmayın. Özellikle sert havalarda ayrı bir maharet gerektirirdi aynalardan kurtulmak. Deniz bu! Ne yapacağı belli mi olur?

Okumaya devam et

Kulüpte hazırlık maçı

hazırlık

 

İlk 100 gün önemli. Çünkü ilk 100 gün ilk izlenimdir. Yönetim sahneye çıkar. Herkes izlemeye başlar. Taraftar da, genel kurul da, kamuoyu da. Taraftarı biliriz. Hepimiz taraftarız. Kulüplerdeki genel kurullar ise çoğu zaman tartışmalı bir ortamdır. Gergin. Eleştirmeye hazır. Tetikte. Bazan da sanki pusuya yatmış gibi. Bunun için ilk günler fırsattır yeni yönetimler için. Şanstır. Neden mi?

Okumaya devam et

Dünyada İşler Nasıl Gidiyor?

MÜLK

 

Birkaç yüzbin yıldır dolaşıyoruz şu ıvır zıvır dünyanın üzerinde. İnsanlar olarak. Merak ediyorum da, bu süre içinde, acaba hiç”ziyaretçi” geldi mi dünyamıza. Uzaylı demek istiyorum. Mesela Samanyolu galaksisinden. Bizim galaksimizden. Ya da “Cüce Büyükköpek” galaksisinden. Bizimkine en yakın olanı o . Dünyamıza uzaklığı sadece 25 bin ışık yılı. Gelselerdi ne konuşulurdu acaba?

Okumaya devam et

Kulüpte ilk 100 gün

Untitled

 

Eskiden spor bir “oyun“du. Bugün bir “” oldu. Herşeyin alınıp satıldığı bir piyasası var sporun. İş denilen şey ise, sporun ticaretle içiçe geçtiği bir faaliyet alanı. Ama özü “gösteri ve eğlence”. Bu kendine özgü bir iş. Kitlelerin duygusal tatminini paraya dönüştürüyor. İşi yapan yürüten kim? Kulüp. Bu kulübü yöneten kim? Yönetim kurulu. O zaman sorumluluk da onda. Kısaca özeti bu.

Okumaya devam et

Kulübü Anlamak

Gndz Kılıç

 

Biz maça bakarız. Ya da yarışa. Futbol, atletizm, basketbol,yüzme…Hangisi olursa olsun. Sahadakileri görürüz. Sporcuları, oyuncuları. Maçı, yarışı onlar kazanır, onlar kaybeder diye düşünürüz. Hiç de öyle değildir! Aslında maçı kazanan da kaybeden de, takım değil, kulüptür. Şampiyon olan da kulüptür. Olamayan da. Sonuç alan da, alamayan da. Şimdi soracaksınız : sonuçların sorumlusu kimdir o zaman?

Okumaya devam et

Ivır Zıvır Dünya

ıvırzıvır

 

Dünya dört buçuk milyar yıl önce oluşmuş. İlk yaşam belirtileri üç buçuk milyar yıl önceye rastlıyor. Bunlar tek hücreli canlılar. İlk çok hücreliler oluşalı ise, bir milyar yıl geçmiş. Karaların yaşam ile kaplanması  dört yüz milyon yıl kadar önce. İnsanın da dahil olduğu primatlar takımının görünmesine gelince; Bu yetmiş milyon yıl önceye gidiyor .  İlk modern insan Homo Sapiens ise birkaç yüzbin yıldır yeryüzünde dolaşıyor. Atalarımız bunlar…

Çok uzun bir yoldan gelmişiz. Peki biz bununla ne yaptık?

Okumaya devam et