“Ne işin var bre Hagop?” demek geldi içimden. Demedim! Diyemedim. “Arnavutköyle buluşmak için geldim” dedi. Köklerinin olduğu yerle…. Tam kırkbeş yıl sonra. Dile kolay. Kırkbeş uzun yıl. Nasıl söylerim şimdi. Ki Arnavutköy artık…. Nasıl dilim varır. Varmaz! Ortada yoktu. Ses yoktu. Haber yoktu. Geliverdi. Birdenbire. ” Ne demeye geldin Bre Hagop!“. Kaybetmiştik birbirimizi. Hayat savurur denir ya! Öyleydi durumumuz. “Bırak da öyle kalsın bre Hagop“. Ama geldi. Sonunda geldi. Ansızın.









