Yönetiminherşeyi 6 – Yerçekimi

 

Herşey gökyüzüne doğru yükseliverdi. Böcekler, karıncalar, kediler. Elma bile yükseldi. Newton’ un elma’sı. Yere düşmesi gerekmez miydi? Havalanıverdi. Birçok şey. Hepsi yerinden oynadı. Formül dağıldı anlaşılan. F= g.(m1.m2/r2). Yani “yerçekimi” . Görmüyorduk. Ama vardı. Güçlüydü. O yokoldu. Herşey bir yana dağıldı. Yerçekimi. Bu fiziksel bir çekim. Madde ile ilgili. Ağırlıkla. Peki ya duygular. Onlar da uçtu mu boşluğa? Onlarla ilgili bir çekim var mı acaba? Organizasyonlarda mesela. İnsanları bir arada tutan bir güç. Var mı? İnsanları. Organizasyona çeken. Tutan. Ama insani. Kesintisiz. Var mı? Kurallar? Hayır! Kontrol? Hiç te değil! Otorite? Asla! Korku? Güldürmeyin! Para, ünvan? Kandırmayın. Başka? Sözü uzatmayayım! Var aslında. Ama görülmüyor. Hem de yanıbaşımızda. Kültür. O yoksa. Hiçbirşey yokBasitçe söylersekBirlik istiyorsan. İnsanlar arasında. Önce kültürü yönet. Yoksa..Saçılıverirler sağa sola. İnsanlar. Tutamazsın.

Yönetiminherşeyi 5 – Menemen

Menemen yapacağız. Milli yemek. Malzemeler iyi olmalı. Kaliteli yani. İhtiyacımıza göre. Yoksa lezzeti tutturamayız. Ne kadar çabalarsak çabalayalım. Bilirsiniz. “Her sonuç baştan şekillenir”. Neyse! Domatesin en iyisini bulduk. Tarladan. Tam da mevsimi. Sivri biber çıtır çıtır. Bahçeden. Yumurtalar. Kümesten. Tavukların altından. Soğan, tereyağı,..Hepsinin en iyisi elimizde. Hepsi Yerli. Bu toprağın ürünleri. Öyle de olmalı. Taşıma suyla değirmen mi döner? Her şey hazır. Ama. Düşününce. En iyi malzemeler bizde diye..En iyi menemeni yapabilir miyiz acaba? Zor soru! Şöyle de sorabiliriz. En iyi futbolcular bizde diye şampiyon olabilir miyiz acaba? Ya da. En iyi çalışanlara, en yüksek teknolojiye sahip olmak, en yüksek karı getirir mi acaba? Bunların hiçbirinin garantisi yok. Çünkü. Basitçe söylersek: Başarıyı getiren, nelere sahipolduğumuz değil; Sahip olduklarımızla ne yaptığımızdır. Buna da “yönetim” derler.

Yönetici Sonuçlara Karşı

 

2Untitled

 

Yöneticinin işi gerçekten de bir muammadır. Yani gizemli.

Bir iş olarak yöneticilik yapılıp yapılmadığını kavramak hiç de kolay değildir. İster bir şirketi yönetsin, ister bir devleti, isterse de köşebaşındaki bakkalı. Neyi yönetirse yönetsin. Bilinen tek şey var: yöneticinin yönetip yönetmediği sonuçlarda belli olur. Bunun başkaca bir yolu görünmüyor. Başlanması gereken nokta burasıdır. Yani bir yönetici, eğer uzunca bir süre sonunda hala sonuç alamıyorsa, beklenen sonuçlarla ilgili iyiye doğru bir gidiş yok ise, bunun anlamı iyi yönetemediğidir. Ya da yöneticilik işini yapamadığı. Zaten, herkes de yönetici olamaz ki!

Okumaya devam et

Kulübün Pusulası

psl2

 

Bir an için yönetim kurulu olmasın. Seçilmesin. Ama kulüpte herkes yerli yerinde kalsın. Ne olur? Kulüpte işler durur mu? Aslında durmaz. Herkes çalışmaya devam eder. Hatta, belki herkes daha da çok çalışır. Canını dişine takar. Ama! Evet, ama tüm enerji sağa sola saçılır. Yöneticiler ve insanlar, neyi neden yaptıklarını bilmeden oradan oraya koşuşturup dururlar. Aslında, kendi işlerini çok doğru yapıyor da olabilirler. Verimli ve üretken bir çalışma yani. Ama acaba, doğru işi mi yapıyorlardır? Doğru zamanda mı yapıyorlardır? Yaptıkları işler, diğerlerine bir fayda sağlıyor mudur?

Okumaya devam et

Kulüpte hazırlık maçı

hazırlık

 

İlk 100 gün önemli. Çünkü ilk 100 gün ilk izlenimdir. Yönetim sahneye çıkar. Herkes izlemeye başlar. Taraftar da, genel kurul da, kamuoyu da. Taraftarı biliriz. Hepimiz taraftarız. Kulüplerdeki genel kurullar ise çoğu zaman tartışmalı bir ortamdır. Gergin. Eleştirmeye hazır. Tetikte. Bazan da sanki pusuya yatmış gibi. Bunun için ilk günler fırsattır yeni yönetimler için. Şanstır. Neden mi?

Okumaya devam et

Kulüpte ilk 100 gün

Untitled

 

Eskiden spor bir “oyun“du. Bugün bir “” oldu. Herşeyin alınıp satıldığı bir piyasası var sporun. İş denilen şey ise, sporun ticaretle içiçe geçtiği bir faaliyet alanı. Ama özü “gösteri ve eğlence”. Bu kendine özgü bir iş. Kitlelerin duygusal tatminini paraya dönüştürüyor. İşi yapan yürüten kim? Kulüp. Bu kulübü yöneten kim? Yönetim kurulu. O zaman sorumluluk da onda. Kısaca özeti bu.

Okumaya devam et

Kulübü Anlamak

Gndz Kılıç

 

Biz maça bakarız. Ya da yarışa. Futbol, atletizm, basketbol,yüzme…Hangisi olursa olsun. Sahadakileri görürüz. Sporcuları, oyuncuları. Maçı, yarışı onlar kazanır, onlar kaybeder diye düşünürüz. Hiç de öyle değildir! Aslında maçı kazanan da kaybeden de, takım değil, kulüptür. Şampiyon olan da kulüptür. Olamayan da. Sonuç alan da, alamayan da. Şimdi soracaksınız : sonuçların sorumlusu kimdir o zaman?

Okumaya devam et