Homo Stultus

 

stultus

 

Samanyolundan her zaman ziyaretçi gelmez. Uzaylı bizim misafirimiz. Onu iyi ağırlamalıyız. Ama biraz şaşkın gibi. Düşünceli. Boş boş bakıyor. Derinden ve anlamsız. Sanki tüm evrenin yükü aklına yüklenmiş. Evrenin nerelerinden geçmiş, neler görmüştür kimbilir! Evrenin hangi sırlarına sahiptir acaba? Bizlerin bilmediği. Tuhaf ama, yine de dünyanın haline biraz şaşırmış gibi. Dalıp dalıp gidiyor…

Okumaya devam et

Dünyada İşler Nasıl Gidiyor?

MÜLK

 

Birkaç yüzbin yıldır dolaşıyoruz şu ıvır zıvır dünyanın üzerinde. İnsanlar olarak. Merak ediyorum da, bu süre içinde, acaba hiç”ziyaretçi” geldi mi dünyamıza. Uzaylı demek istiyorum. Mesela Samanyolu galaksisinden. Bizim galaksimizden. Ya da “Cüce Büyükköpek” galaksisinden. Bizimkine en yakın olanı o . Dünyamıza uzaklığı sadece 25 bin ışık yılı. Gelselerdi ne konuşulurdu acaba?

Okumaya devam et

Ivır Zıvır Dünya

ıvırzıvır

 

Dünya dört buçuk milyar yıl önce oluşmuş. İlk yaşam belirtileri üç buçuk milyar yıl önceye rastlıyor. Bunlar tek hücreli canlılar. İlk çok hücreliler oluşalı ise, bir milyar yıl geçmiş. Karaların yaşam ile kaplanması  dört yüz milyon yıl kadar önce. İnsanın da dahil olduğu primatlar takımının görünmesine gelince; Bu yetmiş milyon yıl önceye gidiyor .  İlk modern insan Homo Sapiens ise birkaç yüzbin yıldır yeryüzünde dolaşıyor. Atalarımız bunlar…

Çok uzun bir yoldan gelmişiz. Peki biz bununla ne yaptık?

Okumaya devam et

Sıfıra Yetişmek

Untitled

 

Geldin gideceksin. Hepimiz öyle. Sıfıra doğru yol alıyoruz. Evet ama, bu kadar da acele etme.

Bakıyorum da, kolları sıvamışsın. Yoğunsun. Hızlısın. Bir seferberlik halindesin. Hayatı anlamadan, hayatını yaşamadan, sıfıra koşuyorsun! Daha da kötüsü, bunu hayata katılmak sanıyorsun. Değil ama!

Okumaya devam et

Sıfıra yolculuk

 

Untitled

 

Hayat sonsuz bir şimdi. Ardarda gelen şimdilerde yaşıyorsun. Bir atlıkarıncada döner gibisin.  Şimdiyi yaşamanın ne anlama geldiğini kavrıyor musun?

Şimdiyi yaşamak demek, basit bir ifadeyle, hayata katılmak demek. Hayatın her anını içinde hissetmek demek. Hayatın yüzeyinden , hızla kayıp gitmek değil, hayatın derinliklerine dokunmak demek. Bu nasıl olacak?

Okumaya devam et

Estepeta

zamanx

 

Şimdi sen sanıyorsun ki, ilerlerde bir yerde bir gelecek var seni bekleyen. Ve sen oraya doğru ilerlediğini mi düşünüyorsun ?

Yanılıyorsun. Hiç de öyle değil! Ne seni bekleyen bir gelecek var, ne de sana doğru gelen bir gelecek. Kimse için, ilerlerde bir gelecek yok. Hiç kimse için.

Okumaya devam et

Hüma Kuşu

Unknown

 

Nerede yaşıyorsunuz? Akşamları nerede uyuyorsunuz? Yoksa siz Hüma kuşu musunuz? Hani şu çok yükseklerde, dinlenmeksizin sürekli uçan, ender olarak görünen, göründüğü kimselere de mutluluk getiren kuş. Herkes uyuduktan sonra, işten dönüp, evin kapısını yavaştan açıp, yorgun ve düşünceli, dört taş duvarın arasına mı atıyorsunuz kendinizi? Ya da belki evcimen bir güvercinsiniz. Sizi karşılayanlar var. Sizi bekleyenler. İnsanlar. Sıcaklıklarıyla sizi saracak olanlar.

Okumaya devam et

Aile bir destandır

IMG_0557Önceleri yalnızca tahta ve taş yetiyordu sanırım. Belki bir de cam. Şimdilerde yüzlerce malzeme var: Tuğla,demir,çelik, kiremit, plastik… Bunlar bile çok eskilerde kaldı artık. Sıvı contalar, çelik yapıştırıcılar var. Saç telinden daha ince, çelikten on kat daha dayanıklı fiber teknolojiler var. Mimari ithalatıyla gelen, yeni bina tasarımları. Saray özentisi lüks dekorasyonlar.

Ama her durumda hala bir temel atılıyordur diye düşünüyorum. Temelsiz ev olur mu? Nasıl bir ev yapıyorsanız yapın, muhakkak bir temeli olacaktır. Öyle değil mi?

Okumaya devam et

Ünvan Sığınakları

_valye

Önce yol kenarındaki böğürtlene sordum, Senin ünvanın var mı?”… Tuhaf bir şekilde bakakaldı. Sanırım anlamadı soruyu. Biraz daha ilerleyip, koruluğun ortasındaki çınar ağacının yanına gittim bu kez. Ne de olsa o heybetli bir ağaçtı, beni anlardı. Senin ünvanın ne?” diye sordum ona da. Benim ünvanım yok dedi. Biraz şaşırmadım dersem yalan olur. Koskoca çınar… Heybetli mi heybetli… Hele marifetleri saymakla bitmez. Herşeyden önce bir gölge ağacı. Kirli havaya dayanıklı. Mürekkep yapımında bile kullanılıyor. Diş ağrısına dahi iyi geliyor. Yanıkları iyileştiriyor. Kökleri, kabukları ve yemişleri ayrı ayrı faydalı… Ama ünvanı yok işte! Olmalı mıydı?

Okumaya devam et