Kulüpte ilk 100 gün

Untitled

 

Eskiden spor bir “oyun“du. Bugün bir “” oldu. Herşeyin alınıp satıldığı bir piyasası var sporun. İş denilen şey ise, sporun ticaretle içiçe geçtiği bir faaliyet alanı. Ama özü “gösteri ve eğlence”. Bu kendine özgü bir iş. Kitlelerin duygusal tatminini paraya dönüştürüyor. İşi yapan yürüten kim? Kulüp. Bu kulübü yöneten kim? Yönetim kurulu. O zaman sorumluluk da onda. Kısaca özeti bu.

Okumaya devam et

Kulübü Anlamak

Gndz Kılıç

 

Biz maça bakarız. Ya da yarışa. Futbol, atletizm, basketbol,yüzme…Hangisi olursa olsun. Sahadakileri görürüz. Sporcuları, oyuncuları. Maçı, yarışı onlar kazanır, onlar kaybeder diye düşünürüz. Hiç de öyle değildir! Aslında maçı kazanan da kaybeden de, takım değil, kulüptür. Şampiyon olan da kulüptür. Olamayan da. Sonuç alan da, alamayan da. Şimdi soracaksınız : sonuçların sorumlusu kimdir o zaman?

Okumaya devam et

Ivır Zıvır Dünya

ıvırzıvır

 

Dünya dört buçuk milyar yıl önce oluşmuş. İlk yaşam belirtileri üç buçuk milyar yıl önceye rastlıyor. Bunlar tek hücreli canlılar. İlk çok hücreliler oluşalı ise, bir milyar yıl geçmiş. Karaların yaşam ile kaplanması  dört yüz milyon yıl kadar önce. İnsanın da dahil olduğu primatlar takımının görünmesine gelince; Bu yetmiş milyon yıl önceye gidiyor .  İlk modern insan Homo Sapiens ise birkaç yüzbin yıldır yeryüzünde dolaşıyor. Atalarımız bunlar…

Çok uzun bir yoldan gelmişiz. Peki biz bununla ne yaptık?

Okumaya devam et

Büyük Akıntı 5 – Köpük

Untitled

 

Aynalar! Akıntının ortasındaki o durgun su parçacıkları. Onları anlamak hiç de kolay değildi biz çocuklar için. Onlara bakmak yetmiyordu. Bunun farkındaydık. Aynaların sırrını öğrenip merakımızı gidermek için tek bir yol vardı: aynaların içine girmek. Bunu düşününce de, bilinmezliğin endişesi sarıyordu içimizi. Bu beynimizin içindeki bir mücadele idi: Merak ile korkunun mücadelesi. Hangisi kazanacakdı?

Okumaya devam et

Sıfıra Yetişmek

Untitled

 

Geldin gideceksin. Hepimiz öyle. Sıfıra doğru yol alıyoruz. Evet ama, bu kadar da acele etme.

Bakıyorum da, kolları sıvamışsın. Yoğunsun. Hızlısın. Bir seferberlik halindesin. Hayatı anlamadan, hayatını yaşamadan, sıfıra koşuyorsun! Daha da kötüsü, bunu hayata katılmak sanıyorsun. Değil ama!

Okumaya devam et

Büyük Akıntı 4 – Aynalar

akıntı

 

O günkü oyunumuz buydu. Kendimizi akıntının sularına bırakmak ve sürüklenmek.

Nereye kadar? Işte bunu bilemezdik. Kendini bir kez akıntıya koyverdin mi, artık onun sözü geçerdi. Senin kulaçların pek bir işe yaramazdı. Ama yine de kulaçlarımızı güçlendirmeliydik. Yoksa, akıntı ile, gemilerin ve rüzgarın yarattığı dalgalarla nasıl başedebilirdik?

Okumaya devam et

Sıfıra yolculuk

 

Untitled

 

Hayat sonsuz bir şimdi. Ardarda gelen şimdilerde yaşıyorsun. Bir atlıkarıncada döner gibisin.  Şimdiyi yaşamanın ne anlama geldiğini kavrıyor musun?

Şimdiyi yaşamak demek, basit bir ifadeyle, hayata katılmak demek. Hayatın her anını içinde hissetmek demek. Hayatın yüzeyinden , hızla kayıp gitmek değil, hayatın derinliklerine dokunmak demek. Bu nasıl olacak?

Okumaya devam et

Estepeta

zamanx

 

Şimdi sen sanıyorsun ki, ilerlerde bir yerde bir gelecek var seni bekleyen. Ve sen oraya doğru ilerlediğini mi düşünüyorsun ?

Yanılıyorsun. Hiç de öyle değil! Ne seni bekleyen bir gelecek var, ne de sana doğru gelen bir gelecek. Kimse için, ilerlerde bir gelecek yok. Hiç kimse için.

Okumaya devam et

Spor eğlencedir

 

sirk

 

Bir spor kulübü nasıl yönetilmelidir?

Bu soruyu cevaplamak için, spor sektörünün nasıl bir iş alanı olduğunu anlamak gerekiyor. Evet, bir spor kulübünün “ esas iş “’ i nedir? Yani, klüp yöneticileri, özünde, neyi yönetmelidirler? Yanlış şeyleri yönetiyor olmasınlar?

Okumaya devam et