“Hayat, bir oyuna benzer; istediğimiz kartları elde etmek elimizde değildir, ama oynamak elimizdedir”. / Terence Terentius (MÖ. 19o? – MÖ. 159?) Berberi asıllı Latin Komedya yazarı.
Önünde sonunda. Her insan bir kavşağa gelir! İki yol kavşağına. Bunun bir üçüncüsü. Bir dördüncüsü yoktur. Orada. Sadece iki yol vardır!.. Oraya gelince de. Hiç bir insan. Bu kavşakta kalamaz! Orada duramaz. İstese de, istemese de duramaz! O kavşağa gelince de. Önündeki iki yoldan birini. Ama sadece birini. Seçmek zorunda kalır. Ve o yolda. Yürümeye devam eder…. Devam eder… Geriye de dönemez!
En nihayetinde. Hayattan anladığım bu oldu!
Kendi ayaklarım üzerinde durmaya çalışıp… Hayatı anlamaya başladığım. O zamanlarda…. Tarihteki filozofların düşüncelerini de hatırlayıp. Kendi kendime tuhaf sorular sormuştum….”Bu hayat denilen şey nedir? Neden buradayım?”… gibi garip sorular. Bir cevap bulmak için de. Bana öğretilenleri tekrar tekrar okudum. Düşündüm. Araştırdım. Ve gördüm ki. Geçmiş zamanlardaki bir çok değerli filozof. Yüzyıllar boyunca. Zaten bu soruları sorup düşünmüş. Çok sayıda, değerli görüşler ortaya koymuş. Ama hiçbiri. Bu sorulara kesin bir cevap bulamamış. Ben nasıl bulabilirdim ki?..
Bunu anlayınca. Ben de kendi hayatıma yöneldim. Geçmişimi gözlemledim. Yaşadıklarıma bakıp. Daha basit olduğunu sandığım. Bazı sorular sordum… “Benim hayatımı neler yönetiyor? Yaptığım planlar mı! Yoksa başka bir şeyler mi!” Ve yine sordum!. “Acaba, hayatımı yaşamakta yeterince özgür müyüm ?”…
Sonrasında da. Bu soruları açıklayabilmek için. Geçmişte yaşadıklarıma baktım. Karşı karşıya kaldığım olaylara göz attım. Bunları birbirlerine bağlamaya çalıştım… Ve gördüm ki. Ve anladım ki…
Benim hayatımı yöneten ben değildim. Ve. Hayatımı yaşamakta da. Özgür değildim..
Bunu anlayınca. Etrafıma bakmaya başladım.. Diğer insanların hayatların gözlemledim. Onlarla sohbet ettim. Ve farkettim ki. Hiçbir insan için, hayatını yönetmek kendi elinde değildi. Hiçbir insan, hayatını yaşamakta, sanıldığı kadar, özgür değildi!..
Yani özetle. Tuhaf sorularıma. Garip cevaplar buldum!
İsterseniz. Sizler de geçmişinize, yaşamış olduklarınıza bir bakın! Bence bakın! Karşınıza çıkan, başınıza gelen olayları düşünün. Bunları sıralayın. Bunları birbirlerine bağlayın. Bunu bir oyun gibi düşünün! Sanki bir bulmacayı çözer gibi. Bunu deneyin!.. Şaşıracaksınız! Şaşırdığınıza şaşıracaksınız!..
Ama hepsi bu değildi. Ayrıca. Bu düşünce yolculuğu. Aklımda olmayan, aramakta olmadığım bir gerçeği. Bugünkü dünya halinin. Gözümün içine soktuğu. İnsanlık haliyle ilgili önemli bir gerçeği. Gerçekten, çok önemli bir gerçeği. Adım adım gözlerimin önüne serdi!.. Anladığım şu oldu. Her insan. Gelmiş geçmiş her bir insan. Yakınlarımızda veya uzaklarımızda olsun. İster siyasette. İster iş dünyasında. İster şehirlerde. İster köylerde, mahallelerde olsun. İster bilimle uğraşsın. İsterse de sanatla, edebiyatla ilgilensin. İster bakkallık yapsın. İsterse de berberlik, manavlık yapsın.. Kim, nerelerde, neler yapıyor olursa olsun!… Anladım ki, her insanın önünde. Hayat yolculuğunda ilerleyebilecekleri. Sadece ve sadece. İki ana yol vardı. Ve tüm bu insanlar. Farkında olmasalar bile. Bu İki ana yoldan birini tercih edip. Sadece, seçtikleri bu yolda yürüyebiliyorlardı. Yani, bir kez o yola girince. Yolunu değiştiremiyordu…
Şimdi, Bu tespitleri okuyanların. Bana sormak istedikleri bazı sorular vardır hiç şüphesiz: “Bu iki ana yol nedir? Neden her insan sadece birinde yürüyebiliyor?” gibisinden…
İsterseniz. Bu sorular üzerinde kafa yorun. Kendi hayata bakış pencerenizden. Bu sorulara cevap arayın. Belki bulursunuz da! Ama, bulsanız da bulmasanız da. Lutfen, “bu iki ana yol nedir?” diye.. sormayın bana. Anlatamam! Bu benim yolculuğum. Bu yolculukta, adım adım. Karşıma çıkan gerçek kırıntılarının. Birleşe birleşe oluşturduğu bir sonuç bu! Ama merak etmeyin. Düşünce yolculuğunun en sonunda. Bu iki yola ulaşacağız. Ve bir şey daha.. Önemli bir şey daha.. Bunun yanında. Bu iki anayolla ilgili. Bunların, görünür hale geldiği bir nokta olacak. Ana yolların kırılıp ayrıştığı bir nokta. Bir kavşak olacak… Tam da bugünlerde olduğu gibi.
Ama. Bu belirtileri, şimdilik. Bir yana koyalım. Yaşadıklarımla ilgili rastladığım. Hayatın, bazı örtülü ipuçlarının izini sürmeye başlıyalım.
Şimdi. Yola çıkma zamanı….
Devamı gelecek >>
İzleyen yazı : Kavşak 2 – Tesadüfler
Devamı gelecek >>
İzleyen yazı : Kavşak 2 – Tesadüfler
