Matematik 4 – Çan

 

Şaşırır yabancı heyet!

Camiye girince. Bir bakarlar. Kubbenin altında bir japon. Ayaklarını kıbleye doğru uzatmış. Sırtüstü yatıyor… Heyetteki Türkler. Hemen uyarır. “Burası kutsal bir yer. Burada bu şekilde yatmak bizim inançlarımıza saygısızlıktır…” Ses yok! Farkederler ki. Japon bir şey duymuyor. Japon kendinden geçmiş vaziyette. Gözlerini kubbeden ayırmadan. Sayıklıyor

Okumaya devam et

Çukur 6 – Zoka

En başta söylemiştim. Hatırlayın. Toprak üzerinde. Sarı bir. Menfaat kırıntısı farkedilince. Kazılmaya başlanan. Bir çukur var. Bir de o çukurda biriken. Vazgeçilmez müdavimler. “Okçular ile tahtacılar”. Okçular ok atar. Yani sayıları sallar. Tahtacılara gelince. Bu üfürük sayılarla. Uyduruk sözleri. Yayar. Yayarken de. Yanlışı doğruymuş gibi. Yalanı da gerçekmiş gibi gösterirler. İşlerine nasıl gelirse!

Okumaya devam et

Çukur 4 – Mızraklar

İlk sarı altın. Gizlice. Cebe girdiği an. Vicdanın üzerine bir örtü çekilmiş. Beyin. Sürülerle yalanı üretmeye. Hazır hale gelmiştir. Çünkü. Bak kardeşim! Burası gerçekten çok önemli! “Günah işlemenin birçok araçları vardır, fakat yalan bunların hepsine uyan bir saptır. Bundan sonrasında ise. Artık kurnazlık çalışır. Acaba bu altından daha var mı? Bu toprağın altında!.. Hırs ve açgözlülük. Uyanıklık ve cambazlık. Hepsi elele tutuşur. Enerji olur… Soysuz sopsuz. Boşgezer. Başlar toprağı eşelemeye. Bir kaç sarı toz daha bulmaya başlayınca….da.

Okumaya devam et

O Kız 1 – Göz Bağı

Ne zamandır ortalarda görünmüyor. Merak ettim onu. Güzel bir kızdır. Güçlüdür. Cesurdur. Onu çok severim. Ama. Herkesin ondan pek hoşlandığını da söyleyemem. Seveninden fazla sevmeyeni vardır. Bir yandan da. Onu ayartmaktan geri kalmazlar. Güzel olması bir yana. Bir o kadar da tuhaftır. Diğerlerine benzemez. Değişiktir. Tam da bu sebeple. Severim onu. Hem de çok severim. Tanrının bildiğini neden kuldan saklayayım ki! Ne zaman yolum kesişse. Peşine takılırım hemen. O beni farkeder mi? Bilemiyorum. Ama. Ben onu izlerim. Yolunu gözlerim…

Okumaya devam et

Yalanın yalanı

Aslında. Yalan, dünyanın ayarını öylesine bozdu ki. Artık hiçbirimiz bunun dışında kalamıyoruz. Bir şekilde…İstesek de istemesek de. Farkında olsak da olmasak da. Yalanın içindeyiz. La fontaine, “her insan yalan söyler “ der. Bir açıdan söylemek zorundadır. Sosyal hayatın gereği. Birlikte yaşayıp da.. Birbirini kırmamanın gereği. Dostuz ya! Hep öyle söylenir. Ama, kimileri için de, çıkarları zedelememenin. Kim bilebilir?

Okumaya devam et

Ayar Bozuldu

 

Dünyanın ayarı kaçtı. Bu ne zamandır böyledir bilemiyorum. Ama açıkça görünüyor. Dünyanın ayarı kaçtı. Koyu bir karanlık ortasında , anlamsız bir şekilde duran mavi bilyanın fiziksel bir özelliğinden söz etmiyorum. İklim değişikliklerinden.. Ya da dünyamızın ekseninin kaymasından filan.. Ayar derken. Bu küçücük bilyanın üzerindekilerden. Onlardan söz ediyorum. Kendini bir şey sanıp da. Aslında bir hiçlik olduğunu farkedemeyenlerden. Yani insanlardan. Ayarı kim kaçırdı sanıyorduk?

Okumaya devam et