İmamın Hutbesi 5: Kelebek

Hint özdeyişi öyle demiş: “Ölecek karga, kırılacak dala konar”.

Kargalar dallarda. Bir avuç karga. Hepsi aynı ağacın üstünde. Dallar çürük mü ne! Ağaç da. Çürümüş mü artık?  Ya kargalar. Uçacaklar mı? Düşecekler mi?.. Boş sorular bunlar! Neden soruyorum ki? Bir “son“. Her zaman vardır. Gün gelir. Başlayan her şey biter. Eğer son göründü ise. Esas soru. Başkadır…

Okumaya devam ediniz>>

Esas soru. Bir tükeniş. Bitişe döndüğünde. Bir bitiş bir son getirdiğinde. Bu son. Bir başlangıç olacak mı? Esas soru budur. Ve…. Yeni bir başlangıç için. O “İlk adım“. Atılabilecek mi? Çünkü. İlk adım bizi. “Gitmek istediğimiz yere götürmese de. Olduğumuz yerden ayırır“. İhtiyacımız olan. Tam da bu değil mi?

Bundan sonrası ise. Hakikat yoluna düşmektir. Bu dünyada. Vicdanlı insanlar için. En rahat yol. Hakikat yoludur. Ama öte yandan. Bu yol çileli bir yoldur. Ruhani öğretmen Buddha. MÖ. 500 lerde. Hakikate giden yolda yapılabilecek iki yanlış olduğunu söylemiştir: “Birincisi yolun sonuna kadar gitmemek. İkincisi ise hiç başlamamak“. Tam da oradayız işte. Başlangıçta. Başlama noktasında.

Ben de. Hakikat yolunda ilerlerlemeye çalışırım. Bu sebeple de. Kestirme yollardan. Hemen kesin tavırlar almaktan kaçınır. Anlamaya çalışırım. “Ya o ya da bu” diye düşünmekten. “Ya o ya bu” durumlarına düşmekten pek hoşlanmam. İlk tavrım daha çok. “Hem bu hem de o” şeklindedir. Bunu bir kararsızlık olarak. Ya da “durumu idare etmek” gibi anlamamak gerekir.

Alternatifleri. Farklılıkları. Karşı görüşleri düşünmek isteğidir bu. Çeşitlilikleri düşünceme. Çözümlere dahil ederim. Düşünce alışkanlıklarımı. Alt üst eder. Düşüncenin akmasına müsade ederim. Düşüncenin önüne önyargılar. Engeller sıralamaktansa. Düşüncelere yol veririm. Her şeyin alternatifleri ile bir anlam taşıdığına inanırım. Her olayın. Karşıtlarını da içinde barındırdığına inanırım. Bu biraz da. Diyalektik düşüncenin bir gereğidir. Bu yaklaşım. Her zaman. Herkese. Hoş gelmese de. Beni hoşgörülü yapıyordur sanırım. Böyle bir tavır alınca. Kimi zamanlarda yeni fikirler bulmuş. Kimi zamanlarda da. Karşı görüşlere ikna olduğum durumlarla yüzleşmişimdir… Kötü mü?

Bu kez durum biraz farklı. Durum öyle bir noktaya geldi ki. “Sıfır – Bir” lerdeyiz. Bitiş ve başlangıç noktasında. Yani. “Ya o. Ya da bu”. Şartlarında. Buralara. Çok uzaklardan geldik. Az gittik uz gittik. Dere tepe düz gittik. Düşe kalka. Gele gele vardığımız nokta bu! “Ya o. Ya da bu! Yani arası yok. “Ya bendensin. Ya da karşıdan” gibi. “Dur bi bakalım” yok! “Bir şans daha versem mi?” yok! Çünkü her şey artık çok açık. Kimsenin. Ama hiç bir kimsenin yapacağı tercihle ilgili. Bir mazereti yok

Huzur’un “biraz”ı yok mesela. Huzur. Ya olacak ya da olmayacak. Tasarrufun da “biraz”ı yok. Tasarruf yoksa. İsraf olacak. Bazı şeylerin arası zaten yoktur. Biraz ahlaklı olunmaz. Azıcık yalancı olunmaz. Az bişey namuslu olunmaz. Bir miktar hırsız olunmaz. Ama bu kez. Sadece bu tür sıfatlar için değil. Her şey için. Durum artık “Sıfır – Bir”.

“Bir” in koltuğunda. “Normal” oturuyor. “Sıfır” a gelince. Ona bir isim bulmak zor. Sıfır, çok yüzlü. Yani Normal’ in rakibi çok! Bir yanda “Normal”. Öte yanda gerginlik. Bir yanda “Normal”. Diğer yanda ayrıştırma. Bir yanda “Normal”. Öte yanda israf. Bir yanda “normal”. Diğer yanda haksızlık. Bir yanda “Normal”. Öte yanda kayırma…

Tercih bu olacak. Sonuçta da. Yaptığımız tercih ile. Herbirimiz. Ya “bir” olacağız. Ya da “sıfır”. Hiç şüphesiz. Gün gelecek. Önünde sonunda. “Bir” olacak. Son, başlangıç doğuracak. Başlangıç için ilk adım atılacak. Lotus çiçeğinin. Kirli dünyanın karanlığından kurtulup. Huzura dönüşü tanımlayan o sembol çiçeğin üzerine. Bir kelebek konacak.

Lao Tzu‘ nun düşündüğü gibi olacak. “Tırtıl ın “son” dediği şeye. Dünyanın geri kalanı kelebek” diyecek.

Güzel olacak!

Önceki Yazı: İmamın Hutbesi 4: U-topya

İmamın Hutbesi 5: Kelebek” üzerine 2 yorum

  1. Sevgili Haluk, bütün yazılarını zevkle okuyorum ama bu yazın gerçekten olağanüstü. Toplumumuzun içine düştüğü açmazı, bölünmüşlüğün ve iletişimsizliğin nedenlerini çok güzel anlatmışsın. Ne yazık ki, at gözlükleriyle bakanlar bu tür yazıları okumuyorlar. Okusalar da anlamak istemiyorlar.

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s