Çukur 2 – Hikayenin çukuru!

Çukur oyunları bir başka! Çukurda oyun bitmez. Oyuncular ise. Rol üstüne rol devşirirler. Binbirsurat gibi. Çukurda var olmanın. Şartıdır bu. Bu bir yengeç çukuru. Girilir. Ama çıkılamaz oradan. Bir kez girdinmi de. Yaşamalısın. Yaşamak için ise. Kendini göstermelisin. Evet! Konu özetle budur: Gösteriş.  Sadece tahtacılar okçular değil. Hepsi. Her kim varsa o çukurda. Maymunlar. Akbabalar Domuzlar… Hepsi “gösteriş” peşindedir. Kekliklerden söz edemiyorum. Onlar ya itilmişlerdir. Ya da saflıktan. Düşerler çukura. Anında da avlanıverirler… Okumaya devam et

İmamın Hutbesi 5: Kelebek

Hint özdeyişi öyle demiş: “Ölecek karga, kırılacak dala konar”.

Kargalar dallarda. Bir avuç karga. Hepsi aynı ağacın üstünde. Dallar çürük mü ne! Ağaç da. Çürümüş mü artık?  Ya kargalar. Uçacaklar mı? Düşecekler mi?.. Boş sorular bunlar! Neden soruyorum ki? Bir “son“. Her zaman vardır. Gün gelir. Başlayan her şey biter. Eğer son göründü ise. Esas soru. Başkadır…

Okumaya devam et

O Kız 1 – Göz Bağı

Ne zamandır ortalarda görünmüyor. Merak ettim onu. Güzel bir kızdır. Güçlüdür. Cesurdur. Onu çok severim. Ama. Herkesin ondan pek hoşlandığını da söyleyemem. Seveninden fazla sevmeyeni vardır. Bir yandan da. Onu ayartmaktan geri kalmazlar. Güzel olması bir yana. Bir o kadar da tuhaftır. Diğerlerine benzemez. Değişiktir. Tam da bu sebeple. Severim onu. Hem de çok severim. Tanrının bildiğini neden kuldan saklayayım ki! Ne zaman yolum kesişse. Peşine takılırım hemen. O beni farkeder mi? Bilemiyorum. Ama. Ben onu izlerim. Yolunu gözlerim…

Okumaya devam et