Yılbaşı Oyunu 1 – Yediyüz

 “Hayat, bir oyuna benzer; istediğimiz kartları elde etmek elimizde değildir, ama oynamak elimizdedir.” Terence Terentius (MÖ.195? – MÖ.159? / Tam adı Publius Terentius Afer olan Berberi  asıllı Latin komedya  yazarı)

Başlığa bakıp da yanılmayın. O sevimli bir sayı! Ama ben, sevimsiz bir konudan sözedeceğim! Sanırım bir çok kişi yazacaklarımdan memnun olmayacak. Aslında kötü bir şey söyleyecek değilim. Biraz hesap kitap yapıp. Bir tespit yapacağım. Yani konu sayılarla ilgili. Kimsenin bilmediği bir şeyden de bahsedecek değilim. Herkesin bildiği. Ama belki düşünmediği. Belki de düşünmek istemediği bir şeyi. Ölçüp biçeceğim. Hepsi bu!

Kelime oyunu yaptığımı da sanmayın. Hani acaba. Binbirsurat benzeri.  Yedi tane insan yüzü mü söz konusu gibisinden. Hiç de değil. Yediyüz. O bir sayı. Hem de. Biraz kendimizi zorlarsak. Önemli bir sayı olduğunu bile düşünebiliriz. Bilirsiniz 7 kutsal bir rakamdır…  Sıfır ise çok önemlidir. Hiçbir şeyin, bir şey olduğu fikrini taşır. Sıfır olmasaydı. Belki matematik bile olamayacaktı.

Yapacağım iş, bir hacım hesabı. Bir dikdörtgenler prizması ile ilgili. Yani prizmanın tabanı dikdörtgen. Bunun bir eni bir de boyu var. Ayrıca prizma olduğundan, yüksekliği var. Bu kadar lafa gerek yok aslında. Bu bir kutu. Ayakkabı kutusu gibi. içine ister ayakkabı koyun. İsterseniz de dolar‘ları saklayın! Keyfiniz bilir! Biraz da imkanınıza bağlı tabii. Ayrıca da ahlak! Ve biraz da karakter! Duruma bağlı..

Her neyse! Şimdi gelelim şu yediyüz sayısına. Bu sayıyı anlamak için. Önce bazı diğer sayılara uğramamız gerekiyor. Üç rakkama ihtiyacımız var. Bunlardan ilki bildik bir sayı olsun. 1453 gibi. Yok bu biraz fazla bildik. Sevimli ama fazla ağır bir sayı. Hem de fazla büyük. Azaltalım biraz. Mesela 365 olsun mu?..  Evet olsun. Bu, tabandaki dikdörtgenin boyu. Şimdi, bir sayıya daha ihtiyacımız var. Dikdörtgenin eni için. Bu sefer, sade ve basit bir sayı seçelim. 42 gibi. Bu biraz büyük. Tersi olsun. 24 diyelim…

Bu durumda prizmanın alanı. 365 çarpı 24 eşittir sekiz bin yediyüz altmış. Yani 8760. Sayının birimi çok da önemli değil! Metre de olur. Milimetre de olur. Kilometre bile olabilir biraz zorlarsanız! Bu sizin elinizde. Alanı, ister geniş tutun. İster daraltın. Bu sayılar sabit. Değişmez. Ama birimler. Bunu unutmayın sakın. Birimleri seçmek sizin elinizde. Kutuyu ne ile, nasıl dolduracağınıza. İçine neler koyabileceğinize bağlı.…. Şimdi. Geriye yükseklik değeri kaldı. Bu sayı değişken. Ama tabii ki sınırları var. Hangi kutu yıldızlara kadar yükselebilir ki? Ayrıca bu  kutu eğer bir dolap ise. Onun üst raflarına boyumuzun da yetişmesi lazım. Bu sayı değişken ama. Ortalama ve yuvarlak bir sayı seçelim. Çarpması da kolay olsun. Hadi 80 diyelim! Olur değil mi?..

Şimdi geldik işin sonuna. Artık, bu kutunun hacmını ölçebiliriz. Sekiz bin yediyüz altmış ile sekseni çarpalım. Ne çıktı? İşte o sayı çıktı. 700.800. Basitleştirmek için yuvarlarsak. O sempatik sayıyı buluruz. Yediyüz bin. Birimi de metre olarak alırsak. Kutunun hacmı 700 bin metreküp….. İşimiz bitti. Hayırlı olsun! İstediğiniz gibi kullanın kutuyu… İçine de ne isterseniz onu koyun! Koyabiliyorsanız tabii! Unutmayın, sonrasında da bunu taşımak var. Gücünüz yetiyorsa tabii….

Şimdi düşünüyorsunuzdur. Böylesi sıradan bir konu için. Bu kadar lafa ne gerek vardı diye. Haklısınız. Bu kadar söz edildi. Çünkü. Bu işin sonunda bir oyun var.

Hadi gelin. Şimdi bu oyunu oynayalım. İlk işimiz de. Birimleri değiştirmek olsun! Bakalım neler çıkacak karşımıza?

Devamı gelecek >>

İzleyen Yazı : Yılbaşı Oyunu 2 – Delik Kova

Yorum bırakın