Pandemi 4 – Anahtar

Dünya mutsuz. Bunu anlamak için. Virüs’e gerek yoktu. Ama şimdi. Bir de Corona Virüs’ümüz var! Ve bu virüs. Biraz daha fazla mutsuz yaptı insanları. Ve insanlığı… Ancak. Biraz farklı düşünmeye cesaret edersek. Bu virüs belki de. Tek tek insanlar için olmasa bile. Ama. “İnsanlık” için. Mutlu olmanın yolunu açabilir. Mutluluğun anahtarını. Veriyor olabilir. Kimbilir!

Okumaya devam et

Ayar Bozuldu

 

Dünyanın ayarı kaçtı. Bu ne zamandır böyledir bilemiyorum. Ama açıkça görünüyor. Dünyanın ayarı kaçtı. Koyu bir karanlık ortasında , anlamsız bir şekilde duran mavi bilyanın fiziksel bir özelliğinden söz etmiyorum. İklim değişikliklerinden.. Ya da dünyamızın ekseninin kaymasından filan.. Ayar derken. Bu küçücük bilyanın üzerindekilerden. Onlardan söz ediyorum. Kendini bir şey sanıp da. Aslında bir hiçlik olduğunu farkedemeyenlerden. Yani insanlardan. Ayarı kim kaçırdı sanıyorduk?

Okumaya devam et

Mektep 8 – Anılar Müzesi

 

 

Mektepte. O koku araladı mutlu olmanın kapısını. Mandalina kokusu. Evet. Mandalinayı severim. Ama şimdi. Düşünüyorum da.. Mandalina bir bahaneydi. Bir vesile. Herhangi başka bir şey de olabilirdi. Sonunda çocuktuk. Bize bir sebep lazımdı. Mutlu olmak için. Ve elbet o sebep bir şekilde gelecekti. Ya da biz bir sebep yaratacaktık. Çocukluk böyle bir şey. Çocukluğum. Mutluluğumun anavatanı.

Okumaya devam et