Çukur 2 – Hikayenin çukuru!

Çukur oyunları bir başka! Çukurda oyun bitmez. Oyuncular ise. Rol üstüne rol devşirirler. Binbirsurat gibi. Çukurda var olmanın. Şartıdır bu. Bu bir yengeç çukuru. Girilir. Ama çıkılamaz oradan. Bir kez girdinmi de. Yaşamalısın. Yaşamak için ise. Kendini göstermelisin. Evet! Konu özetle budur: Gösteriş.  Sadece tahtacılar okçular değil. Hepsi. Her kim varsa o çukurda. Maymunlar. Akbabalar Domuzlar… Hepsi “gösteriş” peşindedir. Kekliklerden söz edemiyorum. Onlar ya itilmişlerdir. Ya da saflıktan. Düşerler çukura. Anında da avlanıverirler… Okumaya devam et

Yarım Elma 3: Binbir Mal Masalları

Diyelim ki güzel bir tepsi gördüm. Desenler farklı. Renkler pastel. Tam da sevdiğim gibi.. İki soru soruyorum. Birincisi:” Bu bende var mı?” Tabii ki tıpatıp aynısı değil. Ama benzeri var mı? Eğer ki evde var ise.. Estetik iştahımı içime gömüyorum. Konforumdan vazgeçiyorum. Yok eğer bende yoksa. O zaman. İkinci bir soru: “Bu bir ihtiyaç mı?”. Cevap hayırsa. O hoşlandığım şeyin önünden uzaklaşıyorum. Hem de hızla…

Okumaya devam et