Yabancı 7 – Saklı Yolculuk

Yapmaya değecek tek yolculuk içimize yapacağımız yolculukturSusanna Tamarro (1957 – ) / İtalyan yazar.

Ne ise o olmak” Zor bir iş! Bitmeyen bir iş!

Tabiattaki her bir canlı. Ne ise odur. Bunun tek bir istisnası var. O da “insan”dır. Tabiatın bir canlısı olduğunu farkedemeyen. Farketse bile, giderek unutan. Sekiz asırlık karanlık bir dönemin ardından. Bilim, sanat ve düşünce dünyasında büyük atılımlar yapmaya başlayan. Bunun yarattığı gururla, kendisini evrenin merkezinde gören  insan. Git gide. Evrene, tabiata ve kendisine. Bir dizi, yeni ve değişik anlamlar yükleyip durmuş. Kendi varlığının dışına taşıp. Kendisine yabancılaşmış.  Sonunda da, iyiden iyiye. Kafası karışmıştır. O kadar ki…

Okumaya devam et

Yabancı 6 – Eudaimonia

Mutluluk kendi ocağımızda yetişir, başkalarının bahçesinde değil.” Douglas W. Jerrold (1803 – 1857)  İngiliz oyun yazarı, gazeteci ve mizahçı

Hiç kuşku duymuyorum!.. Bu kadar yaşadıktan. Bu kadar gözlem yaptıktan. Bu kadar okuyup düşündükten sonra… Hele ki o kediyle de tanıştıktan sonra. Emin olun. Artık, hiç bir şüphem kalmadı! Gerçi, şüphe her zaman var olmalı. Ama, bu konuda daha bir kararlıyım. Sizler de. Günlük koşuşturmanın dışına çıkıp. Bir takım hedeflerin peşinden, ısrarla koşmaktan vazgeçip. Omuzlarınıza yüklenen işlerin ağırlıklarından kurtularak. Kendinizle başbaşa kalabilip. Kendi iç dünyanıza yolculuk yapabilirseniz eğer. Bu fırsatı bulabilirsiniz. Emin olun. Sizler de. Adım adım bunu farkedecek… Ve şaşırıp kalacaksınız!

Okumaya devam et

Yabancı 5 : Cahil Kediler

Ben çocukken annem bana hep hayatın anahtarının mutluluk olduğunu anlatırdı. Okula gitmeye başladığım zaman, sınavda bana ‘Büyüyünce ne olmak istiyorsun?’ diye sordular. Ben de onlara ‘Mutlu olmak istiyorum diye cevap verdim. Onlar bana, soruyu anlamadığımı söylediler. Ben de onlara, hayatı anlamadıklarını söyledim.” John Lennon (1940 – 1980 / İngiliz müzisyen ve aktivist)

Bir kedilere bakıyorum. Bir de insanlara. Bana sorarsanız. Kediler dünyası, insanlar dünyasından daha mutlu. “Yok artık! ” diye tepki verenler vardır muhakkak. “Kediler, mutluluktan ne anlar ki!” diye düşünenler de az değildir sanırım. O zaman bi soralım kendimize. “Mutluluk nedir” diye. İnsanlar zaten, yüzyıllardır düşünüp duruyorlar. Ciltlerce kitap yazıldı “mutlu olmak” üzerine. Üstüne üstlük yüzlerce “mutluluk koçları” türeyiverdi günümüz piyasasında! Ne işe yarıyor tüm bunlar? Bu kadar çabadan sonra. Şu mutluluk denilen şeyin tarifini bulabildiler mi?

Okumaya devam et

Yabancı 4 : Suikast

Insan, doğanın tek hatasıdır / W.S.Gilbert (1836 -1911. İngiliz oyun yazarı)

Orayı burayı kurcalayıp. Bu kadar gayret gösterdiğine göre. Kedinin kavrayamadığı bir şeyler olduğu apaçık ortadaydı. Benim anlamak istediğim ise. Onun neleri anlamadığıydı. Neydi bunlar acaba, diye sordum kendi kendime. Düşünmeye başlayıp, diğer kedileri de izleyince.  Kedilerin de bir dünyaları olduğunu farkettim! Ve ayrıca anladım ki. Onlar, insandan farklı olarak, hep doğanın içindeydi. Doğal bir hayattı onlarınki..  Bugüne bakınca. Hala da öyleler! Peki ya insanlar! Onlar ne durumda?

Okumaya devam et

Yabancı 3 – Cam

“İnsanlık dışında hiçbirşey gülünç değildir” Henry Bergson Fransız filozof (1859 – 1941)

Sonunda anladım ki. Bu duygunun, sevme duygusunun içine. Bir damla bile. Bir beklenti, bir sahiplenme hissi karışırsa.. O duygu, sevgi olmaktan çıkıyor.  Sahteleşiyor… Bu belki de, İç dünyamdaki, en büyük bir keşifti…

Ama, kaşifliğim burada kalmadı…!

Okumaya devam et

Yabancı 2 – Agape

Sevmesini bilirsek, başkalarına acı vermeyi unuturuz”.” Friedrich Nietzche (1844 – 1900) / Alman filozof, filolog, şair ve besteci.

İnsanlardan öğrenemediklerimi, bir kediden öğrendim!” deyince.  “Sen insanları sevmiyor musun?” diye sorgulayanlar olabilir… Tabii ki. Benim demek istediğim şey bu değildi!.. Benim söylemek istediğim. Bir şeyleri sevmek ya da sevmemekle ilgili değil! Benim söylediğim. Kendimdeki bir şeyi farketmiş olmakla ilgili. Sevmenin ne anlama geldiğini. Ve kendi sevme anlayışımın ne olduğunu farketmekle ilgili.  Hepsi bu! Bunu, bana farkettiren de. İnsanlar değil, o oldu.. Bu nasıl oldu? Şimdi bunu kısaca anlatayım…,

Okumaya devam et

Yabancı 1 – Platonik

Sana ışık tutanlara sırtını dönersen, göreceğin tek şey kendi karanlığındır”  René Descartes (1596 – 1650 / Fransız filozof, matematikçi ve bilim insanı. Modern felsefenin kurucusu)

Sabah. Mutfak kepengini açtığımda. Sesi duyar duymaz. Bir yerlerden fırlayıp. Mutfak camının o daracık kenarına yerleşip. Tatlı tatlı yüzüme bakar. Anlarım ki. “benim karnım aç!” der..

Eve döndüğümde. Hangi saat olursa olsun. Beni o karşılar. Arabanın yanına yanaşır. Bahçedeki ortancanın yapraklarına sürtünür. Okşarmış gibi. Anlarım ki. “Ben oynamak istiyorum” der.

Okumaya devam et

Dümen

 “Anacım hep derdi ki oğlum seni bir bahar günü doğurdum”….. Bu bir 19 Mayıs günü niçin olmasın?” / Mustafa Kemal Atatürk

Aynı gemide miyiz?

İki gemi var. İstanbuldan yola çıkan.

Birisi Bandırma vapuru. 19 mayıs 1919 … Samsuna giden. Karadenizde.

Diğeri ingilizlerin Malaya zırhlısı. 21 kasım 1922… Malta ya giden. Akdenizde.

İkisinde birden olabilir miyiz?

Okumaya devam et

Seçim Sonrası 2 : Toprak ağaca küser mi?

Eğer kirli bir ırmağı içine alıyorsan, bozulmadan kalabilmen için bir okyanus  olmalısın”       Dostoyevski (1821 – 1881 . Rus roman yazarı)

Biraz da şaşırmıştık! Allah Allah deyip. “Bu seçimde neler oldu?” diye sormuş. Düşünmüştük…. Sonrasında. Konunun, sadece “boş tencere” olmadığını, sadece “terli hayvan” olamayacağını düşünüp!.. Esas konunun. “ Biz olmaktan uzaklaşmayıp. Yabani otlara özenmeyip”.  “Biz olmaya yaklaşmak” olduğu sonucuna varmıştık!”  Öyleydi değil mi?

Okumaya devam et

Seçim sonrası  1 – Kırık Bardak

İhmal edilen Toprak yabani ot üretir / Latin atasözü.

Allah! Allah! Bu seçimde ne oldu?

Kimileri, siyasi bir deyimle, “ Boş tencere kazandı “ diyor! Yani açlık. Yani yoksulluk, birilerini götürdü anlamında.  Sanki, dibi kararmış tencere yıllardır boş boş durmuyormuş gibi. Bazıları da, Anadolu deyimiyle, “ hayvan terli! ” diyor. Yani, “..artık beni kandıramazsın; ben seni daha önceden tecrübe ettim..” anlamında. Sanki, yıllardır tecrübe üstüne tecrübe yapıp da kandırılmamış gibi.. Durum bu idiyse. O zaman. Bu seçimde farklı bir şey mi  oldu?

Okumaya devam et