Abede 4 – Piyongiller

Bir suda iki balık kavga ediyorsa, oradan, beş dakika önce, uzun bacaklı bir ingiliz geçmiştir

/ Kızılderili atasözü

Sonsuz bir karanlığın içinde. Bir kum taneciğinin üzerine düşüvermiş. Ve bir hayata rastlayıvermişiz… Kıymetini bilsene insan kardeşim! Ne gezeer!.. André Gide’ in deyişi ile: “ Kendi kendinin mutluluğuna engel olma yolunda, insan fevkalade beceriklidir.” Gerçekten de. Olup bitenlere bakınca. Bazılarının işi sanki bu. Huzuru bozmak. Mutluluğu engellemek. Bazılarının hesabı kitabı bu. Nasıl kötülük yaparım hesabı. Nasıl karalarım planı. Gün geçmiyor ki. Yeni bir bomba patlamasın. İş bu! Mutluluğu bombalamak. Tabii ki bu konuda. Abede tek değil. Kötülük oyunları her yerde. Orada. Burada. Ve bizde de. Ama. En usta olanların başında. Hiç kuşkusuz. Abede giller geliyor!

Okumaya devam et

Kutu 12 – Son çığlık

 

Hippilik. Bu bir özlemdi… Bay X’ in bedeninden kurtulan ruh. Bir beyaz kuş olmuş. Kutuda terkedilmiş olan. Bir hayali. Bir özlemi. Kutudan çıkarıyordu… Kompleksin çatısından. Bedenini boşluğa bıraktığı o an. Bay X’ in içindeki. Büyük bir çelişki de. Çözülüyordu… Ne çelişki ama! Bir yanda. Ait olmak için. Hayat boyu hazırlandığı. Kutu yaşamı. Ardından. Kutuda yaşama zorunluluğu. Ama sonrasında. Her kutu gününde. Her kutu deneyiminde. Kutu dünyasından biraz daha uzaklaşıp. İçinin derinliklerinde. Bilinçaltının kuytuluklarında. Kutu dışı bir hayatı besleme. Büyütme…

Okumaya devam et