Seçim 8 – Trapez

Her nasip, vaktine esirdir ”     – Mevlana (1207 – 1273)

….Kime sorarsanız sorun. İster bir aşçıya. İster bir çiftçiye. İsterse de bir siyasetçiye sorun! Aşçı diyecektir ki: “… böreği fırından tam zamanında alın… Yoksa, ya çiğ kalır ya da yanar! “ Çiftçi ise. “ … ağacı  tam zamanında budayın… Yoksa, ya donar ya da küser!” diye konuşacaktır. Hele ki siyasetçi. O. “… seçimi ne zaman yapsam?..“ diye kara kara düşünüp. Uygun zaman için. Pusuya yatacaktır!…  Bir sanatçıya. Herhangi bir komedyene. Ya da bir pilota… Kime sorarsanız sorun. Hepsi. Söz birliği etmişcesine.  Aynı şeyi söyleyecektir.  Ama derim ki.  Özellikle de bir trapezciye sorun… Evet ona sorun. En iyi o bilir!

Okumaya devam et

Yeni Yıl 1 – Boşluk

Saymayı uzun süre önce bıraktım. Günleri. Haftaları. Ayları. Yılları. Hiç birini saymıyorum. Aslında. Hesabı kitabı bilirim. Sayılar ise. Beni büyüler. Aritmetik. Cebir. Hele ki geometri. Çok severim. Matematik. Onsuz olmam. Tabiatın dilidir o!.. Ama. Saymayı bıraktım. Çok öncesinden. Özellikle de zamanı saymayı… Takvim dediğimiz. Bence. Hırs dolu insanın. Zamana da hükmedebilmek için yaptığı bir kurguydu. Ama. Sonrasında. İnsanı hakimiyeti altına alan bir hapishane oldu…. Düşündüm de. Neden takvimin esiri olayım ki!

Okumaya devam et

Misafir 1- Kuşlara masallar

 

Olay çok! An geçmiyor ki. Twitter’ a yeni bir konu düşmesin. Hareket de çok! Bakıyorsunuz herkes telaşta. Bir yerlere birşeyler yetiştiriyor. Gündüzleri sesler yükseliyor. Akşamları ışıklar parıldıyor. Ve tüm bunları görünce de. Sanıyoruz ki. Kalabalıklar içindeyiz. Ama aslında. Hiç de öyle değil. Aslında biz yalnızız. Yapayalnız!

Okumaya devam et