Abede 2 – Bombalar! Bombalar!

Afganistan’da çocuk çok ama çocukluk yok. Dünya da öyle değil mi, insan çok ama ‘insanlık’ yok.” / Khaled Hosseini (1965 – … )

O gün. Sabaha karşı. Gürültüyle uyandım. Gök gürültüsü gibi bir ses ile. Arka arkaya. Düzenli patlamalar. Parıltılar.. Önce. Fırtına ve yağmur diye düşündüm. Ama. Libyada. Yağmur ne gezer! Ara ki bulasın! Libyada gök gürültüsünü de özlersin. Şimşek parıltılarını da!.. Kara bulutları bile ararsın… Eee o zaman!?

Okumaya devam et

Abede 1 – Amerika! Amerika!

Uygarlık tarafından yokedilme tehlikesiyle karşı karşıya olan bir uygarlık çağını yaşıyoruzF.Nietzsche(1844-1900)

Tutucuyum! Ama tabii ki. “Gericiyim” anlamında değil!.. Tutucuyum derken. Bu. Belirli konularda . Elimdekilerden. Eğer ki keyif alırsam. Etrafımdakilerle. Kendimi iyi hissedersem. Yenisini aramam. Anlamına gelir. Belki de. “Maymun iştahlı değilim” demeliyim… Mesela. Yurt dışına gitmeye hiç özenmedim. Ülkemde. Kendimi iyi hisseder(d)im. Topraklarıma. Hatta mahalleme fazlasıyla bağlıy(d)ım. Aslında. Bir şeye. Aniden. Ve kolay kolay bağlanamam. Ama bir kez. Bağlanırsam da. Kolay kolay bırakmam… Terketmem!

Okumaya devam et

Sergiler 1 – Kuyruk

Siz yardım edilmiş yoksullar istiyorsunuz. Biz ise ortadan kaldırılmış yoksulluk” / Victor Hugo (1802 – 1885)

O gün. Şaşırıp kaldım. Birisi. Bir heykelin. Yani bir eserin. Karşısına geçmiş. Düşünüp duruyor. Bir iki dakika değil. Uzun süre. Heykele bakıp duruyor. Düşünüyor mu düşünmüyor mu anlayamıyorum. Önceleri hareketsiz. Sonra hareketlenip. Sağdan bakıyor. Ardından soldan. Sonra etrafında bir dolanıp. Tekrardan.  Heykelin tam  karşısına geçip. Duruyor. Hareketsizleşiyor. Düşünüyor… Herhalde eseri anlamaya çalışıyor! Diye düsünürdüm. Başka ne olabilirdi ki! Ama aynı anda da. “Bir eseri anlamak bu kadar zor mu?” diye düşündüm. Zor mu?

Okumaya devam et

Seçmek 9 – Kış Uykusu

Yanlış zamanda doğru olan bir şey, yanlış bir şeydir / Joshua Harris (1974 – .. )

Trapez zamanlamadır. Zamanlamayı kaçırmak. Boşluğa düşmektir. Peki hayatta. Zamanlamayı kaçırmak nasıl olur? Neden olur? Şöyle olur.  Seçmek için. Karar veremezsek. Verdiğimiz kararı harekete dönüştüremez isek. Biz kararsız iken. Olaylar akar geçer. Şartlar da değişir. Yapılan seçim. Tercih olmaktan çıkar. Uzaklaşıp kaybolur. Bize de. Harekete geçmemiş isek. Ardından bakmak kalır! Yani “zamanlama” kaçırılır. Ne derler: “Demir tavında dövülür

Okumaya devam et

Soruyorum 2 – Terleyen Yıldız Gemisi

Bir çiftçi, bir ev aldığında daha zengin değil, daha fakir olur. Çünkü aslında, ev onu almıştır..

/ Henry David Thoreau (1817 – 1862)

Dünya kötü bir yer mi?” Bu soruyu sormuştum. Hala kendi kendime. Düşünüyorum!

İlk bakışta. Hele ki bu günlerde. Bence. Pek de iyi bir yer gibi görünmüyor. Yani şunu demek istiyorum. Dünya daha iyi bir yer olabilirdi… Zaten aslında. Öyle bir yermiş. Dünya iyi bir yermiş. Çook çok eski zamanlarda tabii… Dedelerimizin dedelerinin dedelerinin bile bilemediği zamanlarda.. Peki ne oldu da bu hallere düştük? Esas soru bu!

Okumaya devam et

Seçim 8 – Trapez

Her nasip, vaktine esirdir ”     – Mevlana (1207 – 1273)

….Kime sorarsanız sorun. İster bir aşçıya. İster bir çiftçiye. İsterse de bir siyasetçiye sorun! Aşçı diyecektir ki: “… böreği fırından tam zamanında alın… Yoksa, ya çiğ kalır ya da yanar! “ Çiftçi ise. “ … ağacı  tam zamanında budayın… Yoksa, ya donar ya da küser!” diye konuşacaktır. Hele ki siyasetçi. O. “… seçimi ne zaman yapsam?..“ diye kara kara düşünüp. Uygun zaman için. Pusuya yatacaktır!…  Bir sanatçıya. Herhangi bir komedyene. Ya da bir pilota… Kime sorarsanız sorun. Hepsi. Söz birliği etmişcesine.  Aynı şeyi söyleyecektir.  Ama derim ki.  Özellikle de bir trapezciye sorun… Evet ona sorun. En iyi o bilir!

Okumaya devam et

Seçim 7 – Buridan’ın Eşeği

Ya düşlerinin peşine düşmeyi seçersin, ya da olanları kabullenmeyi. İyiki ‘ lerinle güçlenir, keşke ‘ lerinle tükenirsin! Karar senin.” – Charles Bukowski (1920 – 1994)

Tabii ki. Maddi ve manevi. Tüm şartlar uygun olsa bile. Seçim yapamadığımız durumlar da var. Bunun ilk sebebi. Ne istediğini bilmemek ile ilgili. Bir şeyler isteniyor da. Ama kafalar karışık ise!  Bunun sonucu. Kararsız kalmaktır. İşte bu! Yani “kararsızlık”. Sıkça tekrarlanıyorsa. Ve bir alışkanlık haline geliyorsa… Bu bir hastalık. Bu. Biraz da eşekliktir!! Kızmayın! Anlatacağım…

Okumaya devam et

Seçim 6 – Kürkçü Dükkanı

Ne kadar yükselirsen yüksel, ahlak ve faziletten yoksunsan bir hiçsin“. / Johann Herder(1744-1803)

Evet. Tam da böyle yazdım. “Maddiyata dayanan her ilişki. Bir çıkar ilişkisidir. Bu ilişkide. Belirleyici olan da. Alacak olanın değil. Satacak olanın. İradesidir! Satıcı satmak istemez ise. Alıcı alamaz!” Böyle yazdım. Ama kimi zaman. Bunun tersi olur. Bir bakarsın. Çok işe yaradığını düşündüğü bir şeyi. Satıcı satmak ister. Ama alıcı bulamaz. Olur mu olur! Ama neden olur?

Okumaya devam et

Seçim 5 – Askıda Yem

“Menfaat karşılığı yapılan iyilik, iyilik değildir; İyilik, sebep – sonuç zincirinin dışındadır.” 

Tolstoy (1828 – 1910)

Konumuz “seçmek”. Devam ediyoruz. Özet olarak. Demek istediğim de şu. Seçmek. Sadece maddiyat ile ilgili bir konu değildir! “Ben sana kömür verdim, sen de bana oy ver! Bak ben sana yardım ettim. Sen de beni destekle!.. “Yani. “Al gülüm, ver gülüm” Konusu değildir!  Öyleymiş gibi görünebilir! Ama değildir! Çünkü öyle olsaydı. Bu dünyada. Ahlak. Evet bir damla bile olsa. Ahlak! Hiç kalır mıydı?

Okumaya devam et

Seçim 4 – Derisini Satan Adam

Yoldaşların en iyisi güzel ahlâktır, arkadaşların en iyisi akıldır, edeb ve terbiye, en iyi mirastır ve kendini beğenmekten daha büyük gerilik ve cahillik olamaz”. / Hz. Ali (r.a.) (599 – 661)

Parası olduğu için. Düdük çalanlardan değil! Parayı çalıp. Düdüğü kapanlardan söz ettik ya! Hani bir şato yapıp. İçine sığınıp. “Derebeyi” olmak isteyenlerden. Sonra da itibar kazanacağını sanıp. Kullarını titretmek isteyenlerden. Özet olarak. Para ile her şeyi yapacağını düşünenlerden. Söz ettik ya!…. Evet! Bazılarının aklı böyle çalışır. Onlar düşünürler ki. Para ile. Her sey seçilebilir. Para ile. Her şey alınabilir. Para ile her şey yapılabilir. Yani sanırlar ki. “Maddiyat özgürlüktür”! Sahiden öyle midir? Bi düşünelim!

Okumaya devam et