Marka’j

 

Zaten. Şu “marka” kavramı ile. Derdim vardı. Bir de. O söyleşiyi okuyunca. Aldım kalemi elime. Hırsımı kağıtlardan çıkardım… Sonra da buruşturup. Attım bir kenara… Sevimsiz duygularımın çoğunu paylaşmam. Ama hiçbirini de içime atmam. İçimde tutmam. Çoğu zaman yazarak. Kendime yazarak. Duygularımı dışa dökerim. Kurtulurum onlardan. Sonra da. Çöpe atarım… “Marka olmak” anlayışına. Marka kavramına karşı da değişik duygularım vardır. Oldum olası kızmışımdır bu sözcüğe. Bu beş harfin içinde. Gerçeklikten uzak. Bir “sahtecilik” duygusu taşıdığı. İzlenimi alırım. “Aldatma” ile doldurulmuş bir boşluk…

Okumaya devam et