Tarih 1 – Kül

Tarih bilmiyorsan dün doğmuşsun demektir.

Howard Zinn (1922 – 2010)

Bir tiyatro oyununa gidiyorsunuz. Beş perdelik bir oyun diyelim. Ama aksilik bu ya! Geç kalıyorsunuz. Binbir rica sonunda. Tiyatroya girebilip. Üçüncü perde başlarken. Yerinizi alıyorsunuz…. Kendinize sorun şimdi. İlk iki perdedeki. Olayları izlememişken. Geriye kalan üç perdedeki olayları ne kadar anlarsınız! Anlar mısınız?… Olup bitenleri. Ne kadar kavrarsınız! Kavrar mısınız?…. İşte hayat da böyle bir şey….

Okumaya devam et

Marka’j

 

Zaten. Şu “marka” kavramı ile. Derdim vardı. Bir de. O söyleşiyi okuyunca. Aldım kalemi elime. Hırsımı kağıtlardan çıkardım… Sonra da buruşturup. Attım bir kenara… Sevimsiz duygularımın çoğunu paylaşmam. Ama hiçbirini de içime atmam. İçimde tutmam. Çoğu zaman yazarak. Kendime yazarak. Duygularımı dışa dökerim. Kurtulurum onlardan. Sonra da. Çöpe atarım… “Marka olmak” anlayışına. Marka kavramına karşı da değişik duygularım vardır. Oldum olası kızmışımdır bu sözcüğe. Bu beş harfin içinde. Gerçeklikten uzak. Bir “sahtecilik” duygusu taşıdığı. İzlenimi alırım. “Aldatma” ile doldurulmuş bir boşluk…

Okumaya devam et