Büyük Buhran 1 : Felaket Ahmet

Annesi ve babası adını “Burhan” olarak koymuş. Ama biz ona “Buhran” deriz. Burhan. Dede adıymış. İlahi aydınlık demekmiş. Ve bu sözcük. Kitaplarda geçermiş. Galiba ilahi kitapların birinde. Her neyse! Bunları bize anlatır anlatır övünürdü. Bir çocuk. İsmiyle neden övünür durur ki. Bunu pek anlayamazdık… Okumaya devam et

Armut

Armut nereden aklıma düştü. Ağaçtan değil!

Şöyle oldu. Mazbatasız belediye başkan adayının söyledikleri çalındı kulağıma. Kulusal bir…pardon ulusal diyecektim.. Uluşak bir…Bak yine dilim sürçtü. Bilinçaltı işte! Bazan dışarı taşıyor… Şöyle diyecektim. Ulusal bir devlet kurumundan söz ederken.. Halk yuhalamaya başlamıştı ki…”susun. Yuhalamayın. Katıla katıla gülün! Kahkaha atın!” dedi.  Halk ne anladı bilemem. Ama ben bir metot gördüm. Bu yaklaşımda.

Okumaya devam et