Bedri

O günü hiç unutamam! Bana şöyle demişti: “.. Sen şimdi okulda, fransızca öğrenmeye başlıyorsun. Sana ne öğretirlerse. Her hafta sonu geldiğinde. Sen de bana öğretirsin…” Kelimeler tamı tamına böyle olmasa da. Anlamı buydu. Yani o küçücük yaşımda. Öğretmenlik yapmak gibi bir şeydi bu… Sebebini merak etmiştim. Ama hiç sorup öğrenemedim.

Okumaya devam et

Halı

/ Alıntı: Atatürk’ ten hiç yayınlanmamış anılar – Prof.Dr. Yurdakul Yurdakul /

Atatürk’ün Yaveri Muzaffer Kılıç anlatıyor;

Bir gün Atatürk’le beraber Abidinpaşa’dan gelip Samanpazarı yoluyla Ulus’a geçiyorduk.

O zamanlar Samanpazarı’nda bulunan üç beş dükkandan birisi Ali Efendi isimli kitapçıya aitti. Kitapçı dükkanının kepenklerinde, nefis bir halı asılmış duruyordu. Harp yıllarının sonu olduğundan hiçbir yerde, hele Ankarada, böyle güzel bir şey görmek pek şaşırtıcı olduğu için, bu halı Atatürk’ün de dikkatini çekti. Hemen arabayı durdurup indik.

Okumaya devam et