Yabancı 22 : Kedilerin zaferi

Bütün özelliklerimiz, iyilik ve kötülük konusunda kararsız ve belirsizdir. Bunların hemen hepsi, rastlantıların elinde oyuncaktır” La Rochefoucauld (1613 – 1680) Fransız klasik edebiyat yazarı.

Her sabah. Pencerenin önüne yaslanan. Bir şeyleri anlamaya çalışıyor gibi. Etrafını araştıran.  Sanki bana sorular soruyor gibi bakıp duran. Bir kedi. Beni düşündürmüştü. Kendimi o kedi ile karşılaştırıp. Onun hayatı ve kendi hayatımı sorgulayıp. Düşününce de. İç dünyamın derinliklerinde. Bir keşif yolculuğuna çıkmıştım. Bu iç yolculukta. Kendimi okuyup. Kendimle ilgili ipuçlarını izliyordum. Ama sonrasında. Adım adım. Parçası olduğum “insanlık” halleri ile ilgili. Bir okyanusun derinliklerine doğru açılıverince… Özetle diyebilirim ki. İnsanlardan öğrenemediklerimi… Ondan. Beni düşündüren. Bir kedi’ den öğrendim… Ve ilk farkettiğim şu oldu…

Okumaya devam et

Yabancı 5 : Cahil Kediler

Ben çocukken annem bana hep hayatın anahtarının mutluluk olduğunu anlatırdı. Okula gitmeye başladığım zaman, sınavda bana ‘Büyüyünce ne olmak istiyorsun?’ diye sordular. Ben de onlara ‘Mutlu olmak istiyorum diye cevap verdim. Onlar bana, soruyu anlamadığımı söylediler. Ben de onlara, hayatı anlamadıklarını söyledim.” John Lennon (1940 – 1980 / İngiliz müzisyen ve aktivist)

Bir kedilere bakıyorum. Bir de insanlara. Bana sorarsanız. Kediler dünyası, insanlar dünyasından daha mutlu. “Yok artık! ” diye tepki verenler vardır muhakkak. “Kediler, mutluluktan ne anlar ki!” diye düşünenler de az değildir sanırım. O zaman bi soralım kendimize. “Mutluluk nedir” diye. İnsanlar zaten, yüzyıllardır düşünüp duruyorlar. Ciltlerce kitap yazıldı “mutlu olmak” üzerine. Üstüne üstlük yüzlerce “mutluluk koçları” türeyiverdi günümüz piyasasında! Ne işe yarıyor tüm bunlar? Bu kadar çabadan sonra. Şu mutluluk denilen şeyin tarifini bulabildiler mi?

Okumaya devam et